Gönderen Konu: Doğum sonrası hastanede ne kadar kalınır?  (Okunma sayısı 283 defa)

Eylül 14, 2020, 12:43:38 ös

Zuhal

  • Hero Member
  • *****
  • İleti: 1579
    • Profili Görüntüle
Doğumda oluşabilecek komplikasyonlara karşı önlem olarak, anne ve bebek en az 24 saat hastanede kalmalıdır.

Hastanede doğum yapan kadınların ortalama yüzde 80’i en kısa zamanda evlerine gitmek istemektedirler. Bunların arasında doğumdan sonra kendini iyi hissedip, ilk sekiz saat içinde eve gitmek isteyen kadınların sayısı oldukça fazladır. Doğum yapan kadınılarda sağlığı ile ilgili özel bir durum olmadığı taktirde,  hasta 24 saat içerisinde taburcu edilebilir.

Şayet tıbbi açıdan herhangi bir sorun yoksa, çoğu hastane doğum yapmış kadının eve gitmesi talebine karşı çıkmaz.

Fakat, eğer kadın müdahaleli bir doğum geçirdiyse; yani bebeğin epizyotomi ile doğurtulmasında (anne üreme kanalının bütünlüğünün korunması ve bebeğe olası travmanın önlenmesi amacıyla bu bölüme doğumu kolaylaştırsın diye cerrahi kesi yapılması) ya da yine bu amaçla vakum, forseps uygulaması veya sezaryenle doğum söz konusuysa, kadının 3 – 4 gün kadar hastane de kalması gerekebilir.

Bunun haricinde eğer hipertansiyonla birlikte gerçekleşen bir süreç geçirildiyse; ardından hipertansiyonla seyreden, hatta krizlerin de eklenebildiği bir tablo ortaya çıkar (tre – eklampsi), gene bu durumda da anne  bir süre hastanede tutulur.

Bunun dışında; şayet doğum kanamalı geçmişse, enfeksiyon riski varsa, doğum normalden uzun sürmüşse veya su kesesinde mekonyum denilen, çocuğun dışkısıyla kirlenme varsa, bir süre sonra emboli atma riski oluşabileceğinden; anne ve bebeğin gözlem altında tutulması yararlı olacaktır. Zaten idealinde doğum hekimleri, hiç olmazsa doğumun komplikasyonlarına karşı önlem olarak, doğum sonrası ilk 24 saat, mutlak suretle loğusayı hastanede müşahade altında tutmak isterler.

Sağlık her şeyden önce gelir
Doğumdan sonra yapılacak bir takım değerlendirmeler vardır. Bunlar arasında annenin hayati fonksiyonları normal mi seyrediyor? Rahimde çocuğun eklerine ait bir parça kalmış mı (plasenta denilen çocuğun sonu ve zarlar), bir kanama var mı? Enfeksiyon şüphesi var mı? Rahim toplanabiliyor mu ?  Bu gibi durumlarda genç anneyi mutlak suretle hastanede enterne etmek gerekir.

Zaten 24 saat sonra bile gelebilen; uterusun, yani rahmin tam toplanmamasıyla seyreden ağır kanama tabloları (atoni) vardır. Bütün bunları fark etmek için anne ve bebek mutlak suretle hiç olmazsa ilk 24 saat hastanede enterne edilmelidir. Günümüzde koşulları ne olursa olsun, hemen hemen her türlü hastanede, bütün doğumlarda ,bir çocuk hekiminin hazır bulunması istenir. Bu, özellikle büyük şehirlerde daha kolay mümkün olur.

Doğal olarak, vajinal doğum ya da sezaryen doğumu yaptırır yaptırmaz, dışarı alınan bebeğin kordonları bağlandıktan sonra hemen bebeğin ağız, burun ve boğaz mukozaları nuküs ve kandan temizlenir, yani solunum yolları açılır.

Bebeğin kalp aktivitesine bakılır, sonra da Apghar skoru (kalp atım sayısı, solunum, tonüs, refleks ve renk) içeren beş kriterli bir değerlendirme yapılır. Buna yeni doğan değerlendirmesi de denilebilir. Bunlar kadın doğum hekimleri tarafından da yapılabilir. Fakat çocuk hekimleri tarafından yapılması en idealidir. Ayrıca bebeğe bir sistem muayenesi yapılır. Burada bebeğin doğuştan bir kalça çıkığı olup olmadığı muayene edilir.

Anne operasyon geçirdiyse, bebek ayrı yerde tutulur
Bazı riskli durumlarda bebeğe, anne genital sisteminden geçebilecek enfeksiyonlara karşı göz sklerasını antibiyotikli solüsyonlarla veya damlalarla geçirebilecek işlemler yapılır. Daha sonra bebek yıkanır ve yatağına yatırılır. Bundan sonraki dönemde bebek tabii ki izlenmeye devam edilir. Bebeğin, her ihtimale karşı, 24 saat bebek odasında, bebek doğum hekiminin ve bebek hemşirelerinin nezaretinde, izlenmesi gerekir. Eğer anne operatif bir müdahale geçirmişse; bebeği hastanede kaldığı sürece annesinin yanında değil, diğer bebeklerle birlikte sürekli çocuk hekiminin ve hemşirenin gözetiminde tutulması gerekir.

Herhangi bir diyabetik, hipertansiyonlu ve yakan uyuşmazlığı olan anne bebeğinde, bir süre sonra bebeği ilgilendirecek sorunlar çıkabileceği için, bu tür annelerin kendilerine ait bir problemi olmasa dahi, yine hekim tarafından bir süre daha klinikte enterne edilmesi istenir.Yani bu kez anne rol değiştirir ve bebeği için refakatçı olarak kalır.

Çünkü hipertansiyonlu bir bebekte gelişme geriliği olabilir. Bebekte kan uyuşmazlığından dolayı ileride bilirubin yükselmesine bağlı sarılık ve merkezi sinir sistemi sorunları çıkabileceğinden, yine anne ve bebeğin hastane kontrolü altında tutulması gerekecektir. Diyabetik anne bebeğinde ise annenin diyabetinin etkisiyle ortaya çıkabilecek bir takım metabolik bozukluklar olabilecektir. İşte tüm bunların önlemini alabilmek için, anne ve bebeğin mutlak suretle klinikte yatmaları gerekir.

Doğum sonrası özellikle hijyen çok önemlidir
Eve giden kadının öncelikle meme bakımına özen göstermesi gerekir. Çünkü, eğer meme tam boşaltılmamışsa, başında çatlaklar varsa veya meme enfeksiyon kapmışsa meme ateşi ya da ileride meme apsesine varan iltihaplar oluşabilir.

Ayrıca loşi dediğimiz; loğusalıkta görmeye alıştığımız kanlı bir akıntı vardır. Bu, artık rahim içindeki dokuların (bebek ve oluşumlarına ait maddelerin) atılmasından kaynaklanır. İki hafta kadar sürebilir ve bu süre içinde çeşitli renk değişiklikleri gösterebilir. Rahim, iki hafta içerisinde pelvis kemiğinde pubis adı verilen mesafeye gelmesi gerekir. Yani karın bölgesinde ele gelmemesi lazım. Fakat tümüyle gebelik öncesi boyutlarına 4 hafta içinde gelir. Rahim, 6 hafta süren loğusalık dediğimiz dönemin sonunda artık normale dönmüş olur. Onun için loşiye dikkat etmek gerekir.

Ayrıca ekstrevite denilen, özellikle ayaklarda, kollarda tromboflebit olabilir. Ağrılı bir çizgi veya sertlik hissedilmesi ve sürecin ateşli seyretmesi, bu rahatsızlığın belirtileridir. Bütün bunların yanında annenin solunum yollarının da izlenmesi gerekir. Her şeyden öte, yeni doğum yapmış kadın hijyene çok dikkat etmesi gerekir. Özellikle dikişli doğumlarda bu çok daha riskli durumlar yaratabilir.

Meme uçları emzirme önce ve sonra ıslatılmış ve sabunlanmış yumuşak bir bezle silinmelidir. Doğum ebesi ya da hekimi evde bakım yapan kadınlara mutlaka yardımcı olurlar. Bunun için yeni doğum yapmış annelerin doktorlarını telefonla arayıp danışmaları yeterlidir.

Ayrıca yeni doğum yapmış bir kadının en azından loğusalığı geçene kadar bir yardımcıya ihtiyacı vardır. Bunun için bir akraba veya yakın arkadaş yardıma gelebileceği gibi, ücretli bir kadının tutulması da mümkündür.
« Son Düzenleme: Şubat 24, 2021, 06:00:39 ös Gönderen: manager »