İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - Zuhal

Sayfa: [1] 2 3 ... 67
1
Orjinal Tarifler / Saray Lokumu
« : Aralık 05, 2020, 02:05:12 ös »
Malzemeler:
1 litre süt
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilin
50 gram tereyağı
Kaplaması için:
1,5 su bardağı Hindistan cevizi rendesi
1 paket krem şanti(1 su bardağı sütle çırpılmış)
1 su bardağı fındık(rondoda çekilmiş)
1/2 su bardağı Antep fıstığı tozu(veya parçacıkları) (Üzeri için)
Böyle enfes bir menünün ardından şöyle hafif ama bir o kadar lezzetli bir tatlı iyi gider dedik. Hemen sarıp sarmaladık! Sizi de bekleriz.

Nasıl Yapılır?
Bir tencereye süt, un ve toz şekeri alıp karıştırarak pişirmeye başlayın. Muhallebi kıvam alınca içine vanilin ve tereyağını da ekleyip karıştırın ve kenara alın. Ardından bir fırın tepsisi çıkarıp üzerine rendelenmiş Hindistan cevizlerini güzelce yayın. Üzerine hazırladığınız muhallebiyi yayın ve spatulayla üzerini düzleştirip her yerin eşit olmasını sağlayın. Oda sıcaklığında soğutun ve ardından 2 saat de buzdolabında soğumasını bekleyin. O soğurken siz de sütle toz krem şantiyi çırparak buzdolabına koyun. 2 saatin sonunda muhallebiyi ve krem şantiyi buzdolabından çıkarın ve krem şantiyi muhallebinin her yerine eşit olacak şekilde yayın. Ardından muhallebiyi 8 parçaya bölüp üzerine rondodan çektiğiniz fındıkları serpiştirin. Spatulayla her parçayı rulo haline getirin ve üzerine Antep fıstığı serpiştirerek servis edin. Ellerinize sağlık.

2
Erken doğum , solunum sıkıntısı, kalıcı görme veya işitme kaybı gibi bebekte çok ciddi sonuçlar ortaya çıkartabilen bir durumdur . Buna rağmen,  erken doğum %12 gibi yüksek bir orana sahiptir. 

Ülkemizde her yıl yaklaşık  1.2 m çocuk doğduğu düşünüldüğünde, bu, yılda en az 100 bin annenin erken doğum yaptığı anlamına gelmektedir.  Erken doğuma yol açan pek çok sebep vardır.

Bunlardan biri de, belki de en önemlisi depresyondur.  Maalesef,  hamilelerin %15’i depresifdir. Günümüzde kadınların % 40’ının yaşamlarının bir döneminde depresif bir süreç yaşadıkları tahmin edilmektedir. Yapılan araştırmalarda,  depresif annelerin normal annelere göre   1.9 kat daha fazla erken doğum yaptıklarını ortaya koymuştur. 

Ayrıca depresyonun şiddeti arttıkça erken doğum riskinin buna ek olarak 2 kat daha arttığı ortaya çıkmıştır.

Neden peki ?

Depresyonun erken doğum riskini hangi mekanizma ile artırdığı ise pek bilinmiyor. Araştırmacılar stresin hormonlar, bağışıklık sistemi ve diğer faktörler üzerindeki etkileri nedeniyle erken doğuma yol açabileceğini belirtiyorlar. Diğer taraftan depresif hamileleri erken doğum riskine iten kötü beslenme ve  sigara içimi gibi diğer faktörleri de hafife almamak gerekiyor.

Erken doğum her hamilenin başına gelebiliyor.

Çeşitli risk faktörleri bilinmekle birlikte hangi anne adayının erken doğum yapacağı tahmin edilemiyor.

3 grup kadın erken eylem ve doğum için en büyük riske sahip:
 
1. Daha önce erken doğum yapanlar,

2. İkizler, üçüzler gibi çoğul hamileliği olanlar,

3. Rahim veya rahim ağzı ile ilgili bazı anormallikleri bulunanlar.

Ayrıca yaşam alışkanlıkları ve tıbbi risk faktörleri de erken doğum nedeni olabiliyor.


Alışkanlıklar
Sigara içmek, alkol kullanmak, stres, uzun süre ayakta kalmayı ya da ağır kaldırmayı gerektiren işlerde çalışmak, bazı toksik etkenlere maruz kalmak ve düzenli hamilelik takibi yaptırmamak erken doğum nedeni olabiliyor.

Tıbbi risk faktörleri
Üriner enfeksiyonlar, diyabet, yüksek tansiyon, pıhtılaşma bozuklukları, vajinal kanama, bebeğe ait bazı doğumsal anormallikler, IVF gebelikleri, çok zayıf veya şişman olmak, hamilelikler arasındaki sürenin 6-9 aydan kısa olması, 17 yaşından küçük ya da 35 yaşından büyük hamile kalmak da erken doğuma yol açabiliyor.

Erken doğum riskinizi azaltın
Erken doğumların yüzde 50’sinden fazlası hiçbir risk faktörü olmayan anne adaylarında ortaya çıkıyor. Bu nedenle erken doğumların tamamen ortadan kaldırılması pek mümkün gözükmese de riskler azaltılabiiir.

Ne tavsiye ederiz?

Hamilelik öncesi danışmanlık alın,
İdeal kiloda hamile kalın,
Düzenli doktor kontrolüne gidin,
Ağız ve diş sağlığınızı koruyun,
Sigarayı bırakın ve alkolden uzak durun,
Kafeinli içecekleri azaltın,
Günde en az 8 bardak su için,
Mümkünse günde 6 saatten fazla ayakta kalmayın,
Ağır kaldırmaktan sakının,
Inital sistem ve idrar yolları enfeksiyonlarına karşı önlem alın.

3
Bebek Bakımı / Bebeklerde Pişik Nasıl Oluşur
« : Aralık 05, 2020, 12:32:31 ös »
Pişik olan bebeğiniz, gün boyunca rahatsız ve huzursuz olur.

Bu yüzden bebeğinizde oluşabilecek pişiğe karşı neler yapmanız ve hangi temizlik ürünlerini kullanmanız gerektiğini onun sağlıklı gelişimi için bilmeniz gerekmekte.

Pişik Nedir?   
Pişik genellikle bezin bağlandığı bölge olan popo, kasıklar ve dış cinsel organların çevresindeki derinin tahrişidir. Özellikle altı sık değiştirilmeyen bebeklerde idrar ve dışkıda oluşan amonyağın deriye temas etmesi sonucu oluşur. Bazen bezlerin yıkandığı sabun tozu ve deterjana karşı oluşan alerji ile bezin kenarlarında bulunan naylonun deriyi tahrişine bağlı olarak da pişik vakaları görülebilir.  Pişik kırmızımsı bir zemin üzerinde ufak noktalar şeklinde veya zımba ile delinmiş gibi daha geniş lekeler halinde görülür. Bu yüzden annelerin hijyenik şartlarda üretilmiş ve bebek tenini nemden koruyan hazır bebek bezlerini tercih etmeleri, pratik kullanımlarının yanı sıra bebeğin sağlığı açısından da önemli.

Pişik Oluşumunu Önlemek İçin;
*Bebeğinizin altını sık aralıklarla değiştirin.
*Bebeğinizin altını bağlarken, özellikle deri kıvrım yerlerinin ıslak veya nemli olmamasına dikkat edin.
*Bebeğinizin, bezini her değiştirdiğinizde, ıslak mendille temizliğini yapın.
*Bebeğinizin altını biraz havalandıktan sonra değiştirin.
*Bezi her değiştirdiğinizde pişik olmasın diye koruyucu pişik kremini ince bir tabaka halinde sürün.
 
Bebeğiniz Pişik Olmuşsa;
*Bebeğinizin altını uzun süre açık bırakın.
*Altını çok sıkı bağlamayın.
*Naylon külot giydirmeyin.
*Pudra kullanmayın.
*Koruyucu kremleri sürün.
*İnatçı ve geçmeyen pişiklerde mantarlaşma olabileceğini unutmayın ve bu yüzden doktora başvurun.

Bebeğinizin Altını Değiştirirken
Bebeklerin bacak araları ve kalçaları, özellikle uzun süre ıslak kaldığından çabuk tahriş olur. Bu nedenle, bebeğinizin bezini 3–4 saatte bir değiştirmeniz gerekmektedir. Genel olarak bebeğinizi emzirdikten sonra altını değiştirmeniz uygun değildir. Her değiştirmede bebeğinizin altını su ile temizlemeli ve kurulamalısınız. Eğer kız çocuğunuz varsa bu temizliği, önden arkaya doğru yapmanız önemlidir. Bezi değiştirirken bebeğinizin altının bir süre açık kalması iyi olur.

Bebeğinizin Islak Mendili Özel Olmalı?
Bebek cildi yetişkin cildine oranla daha hassastır. İnce olan cilt tabakası bebeği tahrişlere ve cilt enfeksiyonlarına karşı daha savunmasız yapar.  Özellikle yeni doğan döneminde sık olarak kaka yapan bebeklerin cildinin tahriş olmaması için anne ve babaların dikkatli olması gerekir. Sık sık bebeğin alt temizliğini yapmak, bebek bezini değiştirmek ve temizlikte kullanılan ürünlerin bebek cildine uyumlu olmasını gözetmek durumundadırlar.

Bebeğinizin alt temizliği için kullanacağınız ürünlerde, kimyasal katkı maddeleri, koku ve renk veren sentetik maddeler, alkol, alerji ve tahriş yapan koruyucu maddelerin bulunmamasına dikkat etmelisiniz.

Günümüzde birçok anne bebeğin el, boyun, koltuk altı, alt temizliği gibi durumlarda ıslak mendillerini kullanıyor. Bu özende ıslak mendiller oldukça önemlidir. Uzmanlara göre, süt ürünleri, soya yağı ve badem yağı gibi doğal yağları içeren temizleme mendilleri bebeğin cildini nemlendiriyor, pişik ve tahriş oluşumunu önlüyor.

Pişik Kremi Bebeğinizin Cildini Korur
Bebeğiniz doğar doğmaz kullanmaya başlayacağınız bakım ürünlerinden biri de pişik kremidir. Her alt değişiminde bebeğinizin bez bölgesini temizledikten, hijyenini sağladıktan sonra pişik kremi kullanmanızda fayda var. Çünkü pişik kremlerinin en büyük amacı pişik oluşumunu engellemek. Bebek cildinin üzerinde bariyer görevi gören bu kremler, bebek idrarını yaptığında ıslaklığı cildinden uzak tutuyor. Bebek bezi ıslaklığı emdiğinde, hissedilebilecek neme karşı bebeğin cildini korumaya devam ediyor. Araştırmalar düzgün kullanılan pişik kremlerinin bebeklerdeki pişik oluşumunu büyük ölçde engellediği yönünde.
[/font][/size]

4
Spor / Metabolizma Nasıl Hızlandırılır
« : Aralık 04, 2020, 10:05:33 öö »
Metabolizma nasıl hızlandırılır?

YEŞİLİN GÜCÜ
Tıpkı kahve gibi çay da antioksidan açısından zengindir. Journal of Research in Medical Sciences dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, günde dört fincan yeşil çay içen tip 2 diyabet hastaları, çay içmeyenlere göre daha fazla kilo verdi ve tansiyonunu düşük tuttu. Bilim insanları, yeşil çaya has bir antioksidan olan kateşinlerin metabolizmayı hızlandırdığını düşünüyor.

KAHVALTI YAP
Bath Üniversitesinin 2018 yılında yaptığı bir araştırmaya göre, günün ilk öğünü metabolizmadaki yağ genlerini pasif hale getiriyor ve vücudu antrenmandan sonraki saatlerde daha fazla karbonhidrat yakması konusunda harekete geçiriyor. İtalyan bilim insanlarının yaptığı birbirinden bağımsız araştırmalara göre, kahvaltı ayrıca dinlenen metabolik değerinizi her akşam aynı yemekleri yemekten daha fazla artırıyor.

BOL BOL SU İÇİN
Yüksek protein diyeti yapan sporcuların metabolizmaları yeteri kadar su tüketmeme sebebiyle sekteye uğrayabilir. Yani bol miktarda su tüketmeniz gerekiyor. Frontiers in Nutrition tarafından yayımlanan ve hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, bol su tüketmek vücudunuzdaki yağların parçalanmasına yardımcı olarak kilo vermenizi sağlıyor. Elinize küçük bir bardak alıp ofisinizdeki sebile doğru yürümek, iş gününüzün daha aktif geçmesine yardımcı olabilir.

BİRAZ BAHARAT
Sabah tükettiğiniz yulaf ezmeli karışımınızı tarçınla tatlandırmayı deneyin. Metabolism’de yayımlanan 2017 tarihli bir araştırma, baharatların metabolizmanın ürettiği sıcaklık olan termojenez miktarını artırdığını söylüyor. Tam buğday ekmeğinin arasına fıstık ezmesi ve muz koyarak yaptığınız bir tost da benzer bir etki yaratacaktır.

AKŞAM YEMEĞİ YE
İtalyan bilim insanları tarafından yapılan ve PLOS One’da yayımlanan bir araştırmaya göre, günlük toplam kalorilerinin en büyük parçasını akşam yemeğinde tüketenler, bu öğünü günün daha erken saatlerinde tüketenlere oranla obeziteye iki kat daha meyilli oluyor. Bilim insanları bu tarz beslenmenin metabolik fonksiyonlara katkıda bulunan sirkadiyen ritminizle daha doğal bir uyum yakalamanıza yardımcı olacağını söylüyor.

AYARI KAÇIRMA
PLOS One’da yayımlanan ve Hollandalı bilim insanları tarafından yapılan bir araştırmaya göre, gün içinde büyük öğünler tüketmekten kaçınan erkeklerin, toplam kalori tüketimi aynı miktarda olan erkeklere oranla daha iyi bir iştah kontrolüne ve daha yüksek dinlenen metabolik değere sahip olduğu ortaya çıktı. Acıktığınız zamanlarda fazla yemenize neden olacak brunch’lara meyletmek yerine elma ve armut gibi ufak atıştırmalıkları tercih edebilirsiniz.

İyotlu tuz metabolizma hızlandırır mı?
İYOTLU TUZ KULLAN
Deniz tuzları, tiroidinize metabolizmanızı sağlıklı tutması konusunda yardımcı olan iyot bakımından zengin değildir. Günlük 150 mikrogram iyot tüketmeniz tavsiye edilirken, bu miktar yarım çay kaşığı iyotlu tuza tekabül eder. Ancak iyot alabilmek için balık, süt ürünleri, meyve ve sebze de tüketebilirsiniz.

PEDALLARA ASIL
Kopenhag Üniversitesi tarafından 2018 yılında yapılan bir araştırmaya göre, antrenman sonrasında bisikletçilerin ağırlık kaldıranlara oranla metabolizmayı harekete geçiren FGF21 hormonunun daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Bu nedenle metabolizmanızı hızlandırmak için antrenmanlarınızın sonunda pedal çevirebilirsiniz.

PATLAMA MODUNA GEÇ
İtalyan araştırmacılar, yüksek yoğunluklu kuvvet antrenmanı yapanların geleneksel kuvvet antrenmanları yapanlara oranla egzersiz sonrasında daha fazla kalori yaktığını ortaya koydu. Araştırmalara göre 6 tekrar, 20 saniye dinlenme, 2-3 tekrar, 20 saniye dinlenme ve 2-3 tekrar prensibiyle çalışabilirsiniz. Toplamda iki dakika sürecek üç egzersiz yapın. Set aralarında 30 saniye dinlenerek sekiz seti tamamlayın.

KEMİKLERİNİ GÜÇLENDİR
Kanadalı bilim insanları tarafından 2017 yılında yapılan bir araştırmaya göre, kan dolaşımında kemik hormonu osteokalsin miktarı fazla olan kişiler şekeri ve yağı daha iyi metabolize ediyor. Osteokalsin hormonunuzu artırabilmek için brokoli, soğan, somon ve zeytinyağı tüketebilirsiniz.

ŞALTERİ İNDİR
Şimdiye kadarki tüm ipuçlarını uygulamaya başlasınız bile, kötü bir uyku tüm çabalarınızı boşa çıkarabilir. Yapılan birçok araştırma, yetersiz uykunun metabolizmanızın fonksiyonelliği için bir hayli önemli olan glukoz metabolizmasını ve düzenleyici hormonları olumsuz etkileyebileceğini söylüyor.

TELEFONU DA KAPAT
Geceleri Instagram’da gezinmenin tek kötü yanı uykunuzun bölünmesi değildir. Zira bu davranış kilo almanıza da neden olabilir. Northwestern Üniversitesinde yapılan bir araştırmaya göre, cihazınızdan yayılan mavi ışık insülin direncinizi artırarak vücudunuzun kan dolaşımınızdaki glukozu temizleme kabiliyetini düşürebiliyor.

5
Spor / Horlamanıza Sebep Fazla Kilonuz Olabilir
« : Aralık 04, 2020, 10:02:55 öö »
"Sağlıklı kilo kaybının ancak dengeli diyet, düzenli egzersiz ve kaliteli uyku ile sağlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Muhammet Emin Akkoyunlu, "Özellikle horlama gibi uykunun yapısını bozan durumlar varsa fazla kiloya neden olabilir. En yaygın yanılgı; kilo verirsem horlamam geçer yanılgısıdır. Ya o kilolar horlamanıza bağlı meydana geliyorsa?” dedi."
Uyku; hafıza yapılanmasından, el beceri ve yeteneklerine kadar, kalp ritim düzenlemelerinden, tansiyon düzenlenmelerine kadar birçok hayati fonksiyonun dengelendiği bir dönemdir.

Hormonları da etkiliyor
Uykunun hormonlar ve kilo üzerinde de etkisi bulunuyor. Uyku sırasında bazı hormonlar salgılanıyor. Bununla birlikte gün içinde salgılanan bazı hormonlar, geceleri ya kesilir ya da salgılanma düzeyi azaltılır. Bu hormonların salınımının sağlıklı bir uyku ile birlikte düzenlenmesi bedenin yenilenmesi, yaşlanmanın geciktirilmesi ve kalori harcanmasını, kilonun dengelenmesini sağlar. Zamanında ve sağlıklı bir uyku sırasında meşhur mutluluk hormonu melatonin ile açılış yapılır ve ardından leptin, gerlilin, NPY dediğimiz hormonlar salgılanır. Bu hormonlar kilomuzun dengelenmesi için bir dizi fonksiyon görürler.

Gece acıkma uykusuzluk uyarısıdır
Gece geç saatlerde acıkmak aslında bu bir uyarıdır; uyuma saatin geçti demektir. Acıkma duygusunun azaltılması ile hormonlar kan şekerinin düşmemesi için karaciğerde biriktirilen yağ ve şekeri kontrollü bir şekilde kana gönderir. Böylece hem kan şekerini dengeler hem gün boyunca almış olduğunuz kalorinin yakılmasını ve atılmasını sağlar. Bu hormonlar aynı zamanda insülin hormonuna destek olarak şeker hastalığının gelişimini önlemede büyük rol oynarlar. Yeterince ve zamanlı olarak uyunduğunda egzersiz yapılmış gibi kalori atılımı sağlanmış olur.

Sağlıklı kilo kaybı ancak dengeli diyet, düzenli egzersiz ve kaliteli bir uyku ile sağlanır. Bu kaliteli uyku sadece uzun uyku değil. Uygun zamanda, uygun ortamda ve sağlıklı bir uyku demektir. Özellikle horlama gibi uykunun yapısını bozan durumlar varsa o uyku yukarıda söylediğimiz şeylerin hepsine neden olur. Buradaki en yaygın yanılgı; kilo verirsem horlamam geçer yanılgısıdır. Ya o kilolar horlamanıza bağlı meydana geliyorsa? O nedenle bu tür uyku problemleri olan kişilerin bireysel olarak aşabilecekleri şeylerin ötesinde kesinlikle bir profesyonel destek alıp uyku ile ilgilenen bir göğüs hastalıkları doktoruna gitmeleri gerekir.

6
Orjinal Tarifler / Şekersiz Malaga Tatlısı Tarifi
« : Aralık 03, 2020, 03:27:42 ös »
Şekersiz Malaga Tatlısı Tarifi İçin Malzemeler
2 adetyumurta
1 çay bardağısüt
1 çorba kaşığıbal
4 adetmuz
2 paketbitter çikolata
1 tatlı kaşığıkabartma tozu
1 çimdiktuz
1 çorba kaşığıkakao
1 su bardağıtam buğday unu
1 çorba kasesifıstık ezmesi
1 çay bardağıfındık içi
1 çorba kaşığıeritilmiş tereyağı
Şekersiz Malaga Tatlısı Tarifi Nasıl Yapılır?
Öncelikle büyük bir kaba yumurta, tereyağı, 1 tane püre halinde muzu iyice çırpın. Sonra 40 gram erimiş bitter çikolata ve balı ekleyip tekrar çırpın. En son un, kabartma tozu, tuzu ekleyip tekrar çırpın.

Kek harcını küçük boy kare borcamın her yerini yağlayarak kek karışımını boşaltın. Önceden ısınmış 175 derecede 20-25 dakika pişirin.

Kürdan testi yaparak pişip pişmediğini kontrol edebilirsiniz. Kürdan temiz çıkarsa pişmiş demektir.

Kek piştikten sonra soğumaya bırakın.

Muzları ortadan ikiye bölün. Sonra boylamasına ortadan ikiye bölün. Her bir muz parçasını kekin üzerine koyup muz büyüklüğünde keki kesin.

Kekle muz aynı boyutta olacak. Hepsine aynı işlemi uygulayın.

Önce kek dilimi, onun üzerine bir kaşık fıstık ezmesi şurubu eşit şekilde yayın. Sonra muzu üstüne koyun. En son erimiş bitter çikolatayla muzun her yerini kaplayın.

En son fındık kırığıyla kenarlarını kaplayın. Hepsine aynı işlemi uyguladıktan sonra yağlı kağıt serili tabağa dizip dolaba koyun. Çikolatalar donana kadar bekletin.

Çikolatalar donduktan sonra servis edin. Efsane malaga tatlımız hazır. Mutlaka deneyin aşırı iyi. Afiyet, şifa olsun!

Şekersiz Malaga Tatlısı Tarifinin Servis Önerisi
Çikolatalar iyice donduktan sonra servis edin.

7
Spor / Pilatesle Kilo Verilir Mi?
« : Aralık 03, 2020, 03:24:58 ös »
"Pilatesin kilo verdirip verdirmediği konusu oldukça merak ediliyor. Kişisel Spor Eğitmeni Engin Midilli bu soruyu cevaplıyor."
Belki de spor ve sağlık bilimleri, ‘doğru bilinen yanlışlar’ın  en çok olduğu alanlardan birisidir. Aydınlatılması gereken onlarca, yüzlerce konu vardır. Ülkemizde ise 2000’li yıllar itibari ile popülaritesini epeyce arttırmış bir metod olan Pilates içinde de doğru bilinen yanlışlar mevcut. Bu doğru bilinen yanlışların en büyüğü maalesef,  ‘Pilates kilo verdirmeye yönelik bir yaklaşımdır’ düşüncesidir.

Pilates kilo verdirir mi?
Pilates, direkt olarak kilo verdirmeyi amaçlayan bir metod değildir.

Sebebi;
- Nabzınız yeterince yüksek olmadığından yağ yakımı çok düşük seviyelerde olacaktır.

- Hareketlerin %90 ı esneklik, nefes kontrolü, odaklanma, omurga dengeleyici ve core (vücudun merkez bölgesine verilen ad)  dengeleyici egzersizler ve postür bozukluğuna yönelik rehabilite çalışmaları olduğu içindir.

Birinci dünya savaşında,  organ ve uzuvlarında hasar oluşan askerlerin normal hayata dönüşünü hızlandırmak amacıyla onların rehabilitasyonu için yapılan bir metottu. Günümüzde ise tanımı: Fizyoterapi temelli bir rehabilitasyon yöntemi. 100 yıla yakın tarihinde kilo verdirme, zayıflatma, inceltme ve yağ yakma vb iddiaları olmamıştır.

Kilo vermeye hiç mi faydası yok?
Dolaylı olarak pilatesin kilo vermeye ve  incelmeye az da olsa katkı sağlar. Pilates yapan kişilerin  dayanıklılığı artar ve metabolizması hızlanır. Bu sebepten metabolizmanız hızlandığı için elbette fayda görebilirsiniz.

Özetle;
Kürek varken elleriyle çekerek kayığı bir yere ulaştırmaya çalışan bir balıkçı düşünün. Bilimselliğe ve mantığa ne kadar aykırı değil mi? Kilo vermek isteyen, kilo sorunu olan birinin de pilates yapması aynı bunun gibi bir şeydir.

8
Anne adaylarının kafasını en çok karıştıran sorulardan biri nasıl doğum yapacaklarıdır. Unutmayın ki, sezaryen sadece riskli durumlarda tercih edilmesi gerekir.

Normal Doğum Hangi Durumlarda Tercih Edilmemeli?

İlk bebeğin ters geliyor olması, bebeğin anne karnında yan duruşu, plasentanın önde oluşu, plasentanın erken ayrılması, kordonun bebeğin başının önünde olması, bebeğin suyunun ileri derecede azalması, üçüz gebelik, ikiz gebelikte ilk bebeğin poposunun önde olması, annenin kemik yapısının dar olması, annenin bel fıtığı, kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ıkınmasının mahsurlu olduğu durumlar, annede genital bölgede herpes (uçuk) ve HPV gibi virütik enfeksiyon durumunun bulunması gibi durumlarda sezaryen tercih edilir.

Sezaryenin Tehlikeleri Nelerdir?

Sezaryenle doğan bebeklerde ilk günlerde soluk alıp vermede sorun yaşanabiliyor. Bebek anne karnında bir sıvının içinde. Bu sıvı bebeğin hava yollarına giriyor. Normal doğum sırasında vajinadan geçerken bebek sıvıyı atıyor. Oysa sezaryende bebeğin bu şansı yok. Bu nedenle doğum sonrası bebekte sık soluk alıp verme olabiliyor ve bazen geçici de olsa yoğun bakım takibi bile gerekebiliyor. Anne sezaryen sonrası ağrı nedeniyle bebeğini yeterince besleyemeyebiliyor. Bebek yeni doğan döneminde yeterince beslenemeyince bağırsak hareketleri yeterli olmayabiliyor ve tüm yeni doğan bebeklerde görülen sarılık daha belirgin boyutlara ulaşabiliyor.

Normal Doğumdan Neden Korkuluyor?
Normal doğum için annenin istekli ve kararlı olması gerekiyor. Birçok anne adayı bu konuda toplumda oluşan ön yargıların olumsuz etkilerinin tesirinde kalıyor. Hamile kadınlar çevresi tarafından maalesef korkutuluyor. Doğum hikayeleri bazen abartılıyor. Anne adayları tanımadıkları kişiler tarafından bile 'Allah kurtarsın' denilerek korkuya sürükleniyor.

Anneleri ürküten ağrıya bugün tıp çözüm bulmuş durumda. Epidural analjezi (ağrısız doğum) ile anneler çok daha rahat bir normal doğum süreci yaşıyorlar. Batı ülkelerinde normal doğumun daha yaygın olmasının nedeni epidural analjezinin daha sık kullanılması.

Epidural Nedir, Nasıl Yapılır?
Epidural analjezi, sinirlerin omurilikten çıktığı yere lokal anestezi ile ağrısız bir şekilde uygulanıyor. Epidural analjezi ile normal doğum artık ağrısız bir şekilde gerçekleştirilebiliyor. Uygulama şöyle yapılıyor: Doğumun başında bel bölgesine kateter yerleştiriliyor. Ağrı kesici ilaç verilmesi için rahim ağzı 4 cm açılıncaya kadar bekleniyor.

Epidural analjezi uygulanmış olan hastalar doğum anında ıkınma hissi duymayabilirler. Fakat doğuma yardımcı olan kişiler ağrıları elle veya monitörden gözleyerek ıkınma zamanını anneye söyleyebiliyorlar.

Normal Doğumun Avantajları Nelerdir?
*Bebeğe anestezi uygulanmamış oluyor.
*Doğum esnasında bebek ciğerlerindeki sıvıyı atıyor.
*Anne bebeğini hemen emzirmeye başlıyor.
*Doğumdan sonra yaklaşık 24 saat içinde taburcu olunabiliyor.
A*nne normal hayata daha çabuk geri dönebiliyor.
*Normal doğum yapan kadınlar daha kolay kilo veriyor

9
Orjinal Tarifler / Ağlayan Pasta Tarifi
« : Aralık 03, 2020, 01:17:43 ös »
Ağlayan Pasta Tarifi İçin Malzemeler
2 su bardağı un
4 adet yumurta
3 kahve fincanı toz şeker
3 yemek kaşığı kakao
1/2 su bardağı portakal suyu
1 kahve fincanı sıvı yağ
1 kahve fincanı süt
1 paket kabartma tozu

Fırın tepsisini yağlamak için:
1 tatlı kaşığı tereyağı
Keki ıslatmak için:
2 su bardağı süt
Kreması için:
1 paket toz krem şanti
2 su bardağı soğuk süt
Çikolata sosu için:
300 gram bitter çikolata
200 gram krema

Ağlayan Pasta Tarifinin Püf Noktası
Krem şantili katmanın üzerine çikolata sosunu dökerken çikolata sosun sıcak olmadığından emin olun. Aksi takdirde krem şanti eritip çikolata sos ile karışabilir. Ağlayan pastanın kekini hazırlamak için orta boyutta dikdörtgen kalıp tercih edin, mümkünse 30x20 cm boyutlarında kek kalıbı veya borcam kullanın.

Ağlayan Pasta Tarifinin Pişirme Önerisi
Bitter çikolata ve sıvı krema karışımıyla hazırlanan çikolata sosu yerine paket olarak satılan toz çikolata karışımları kullanabilir, sütle hazırlayabilirsiniz. Dilerseniz kekini hazırlamadan hazır kekten ağlayan pasta hazırlayabilir veya krem şanti katmanı yerine puding kullanarak pudingli ağlayan pasta yapabilirsiniz.

Ağlayan Pasta Tarifi Nasıl Yapılır?
Pastanın kekini hazırlamak için; karıştırma kabına alıp toz şeker ve yumurtayı aktarın.
Hafif beyaz bir renk alana kadar mikser yardımıyla karıştırın.
Süt ve ayçiçek yağı ekledikten sonra tüm sıvı malzemeleri kısa bir süre daha çırpın.
Un, kabartma tozu ve kakaoyu eleyin.
Harca ekleyin.
Kattığınız kek harcını mikser yardımıyla homojen bir hal alana kadar karıştırmayı sürdürün.
Portakal suyunu da ilave edip çırpın.
Isıya dayanıklı dikdörtgen bir fırın kabını tereyağıyla yağladıktan sonra kek harcını kaba aktarın. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 25 dakika kadar pişirin.

Pastanın kreması için; toz krem şantiyi, soğuk sütle çırptıktan sonra kıvam alması için buzdolabında bekletin.
Çikolata sosu hazırlamak için; bitter çikolatayı küçük küpler halinde kesin. Kaynatın. Soğuması için oda sıcaklığında dinlendirin.
Fırından çıkan kekin üzerine sütü azar azar gezdirin ve kekin içine çekmesi için kısa bir süre bekleyin.
Hazırladığınız krem şantiyi spatula yardımıyla kekin üzerine sürün.
Akışkan durumda olan oda sıcaklığındaki çikolata sosu pastanın üzerine gezdirdikten sonra dilimleyerek servis edin.
Üzerinden çikolata akan pastayı, arzu ettiğiniz gibi süsledikten sonra sevdiklerinizle paylaşın.

Ağlayan Pasta Ne Kadar Sürede Pişer?
Tarifimizde kullandığımız 30x20 boyutlarındaki bir kek kalıbında hazırladığınız ağlayan pasta 180 derece ısıtılmış fırında yaklaşık 25 dakikada pişer. Daha büyük bir fırında kalıbında aynı miktarda malzemeyle pişirmek isterseniz, daha kısa sürede pişecektir. Genellikle 30x20 boyutlarında dikgörtgen fırın kalıbında veya borcamda pişirilen ağlayan pastanın keki 25-30 dakikada pişmektedir.

Ağlayan Pasta Nasıl Süslenir?
Çikolatalı sosunu döktükten sonra ağlayan pasta dilimlerinin üzerine toz antep fıstığı, toz fındık, badem filesi, Hindistan cevizi tozu, çikolata bonbonları, taze meyve dilimleri, iri kıyılmış fındık ve ceviz serperek süsleyebilirsiniz.
Ağlayan Pasta Nerede Saklanır?
Ağlayan pastayı hazırladıktan sonra mutlaka buzdolabında muhafaza etmelisiniz. Buzdolabında koyduktan sonra yeterli miktarda krema veya kullanmadıysanız çikolata sosu katılaşabilir, bu normaldir. Oda ısısına geldiğinde tekrar yumuşayacaktır.

Faydalı Bilgiler: Çikolata Nasıl Kolayca Eritilir?
Başta pastalar olmak üzere tüm tatlılarınızda kullanmak isteyeceğiniz nefis çikolata soslar hazırlamanın yolu çikolata nasıl eritilir bilmekten geçiyor. Benmari usulü çikolata eritmeden mikrodalgada çikolata eritmeye, içine tereyağı, krema ya da süt ilave etmeden bitter, beyaz ve sütlü çikolata eritirken dikkat edilmesi gerekenlere, hatta çikolata kremasını nasıl daha akışkan hale getirebileceğinize, çikolata eritme ile ilgili bilmeniz gereken pratik yöntemler, lezzet dolu püf noktaları var.

10
Bebek Bakımı / Bebekler Neden Ağlar
« : Aralık 02, 2020, 03:06:12 ös »
Ağlamak, bir bebek için her şeyi anlatmanın yoludur; açlığının, uykusuzluğunun, yorgunluğun... Yani bebeklerin ağlaması için pek çok nedeni vardır.

Annelerin ilk aylarda en çaresiz kaldıkları durum, ağlayan bebektir. Neden ağladığını anlayamayan anneler, aklına gelen bütün ihtimallere karşı ellerinden geleni yaparlar; beslemeye çalışırlar, altına bakarlar, kucaklarına alırlar, okşarlar, ninniler söylerler... Ama bazen bütün ihtimalleri yok sayan bebek ağlamaya devam eder...
Bu gibi durumlarda, aklınızdan şunu çıkarmayı, her ağlama, ihtiyaçtan değildir. Yapılan araştırmalar da görülmüş ki, her 5 bebekten 4’ü günde 15 dakika ile 1 saat arasında nedensiz ağlayabilirler. Özellikle akşam saatlerinde daha çok ağlarlar. Tahminen akşam saatlerinde ailenin bir araya gelmesi, toparlanması ve ev içi düzenlemelerin yapılmasına tepki göstermektedir. Ya da günün yorgunluğunu ağlayarak ifade etmektedir. Ayrıca gün içinde biriken stresi de deşarj etmek için ağlarlar. Nedensiz bu ağlamaları yaşaya yaşaya bebeğinizin ses tonundan sorununun ne olduğunu anlamanız mümkün olacaktır.

Ancak bebeğiniz ağladığında, yine de, ağlama nedenlerini bir bir değerlendirin. Acaba, aç mı? Uykusuz mu? Altı kirli mi? Kabız mı ? Gazı mı var ? Üşüdü mü? Üzerindeki kalın mı geldi? Yoksa yanında sizi mi hissetmek istiyor? 

Hangi durumda nasıl ağladığına dikkat etmişseniz, nedeni anlamakta zorluk çekmezsiniz. Ancak henüz yeni bir anneyseniz ve bebeklerin ağlama dili hakkında bilginiz yoksa paniklemeden, dikkat ederek, bebeğinizi gözlemleyin.

Ağlama Nedenleri

Açlık
Açlık bir bebek için en önemli ağlama nedenidir. Bebekler emmek için beklemeyi bilmez. Onun için ağlayan bebeğinizin tam beslenip beslenmediğine dikkat edin. Ancak her ağlamanın beslenmek istediği anlamına gelmediğini bilmelisiniz.  Özellikle ilk kez anne olan ve emziren annelerin sık yaptığı hatalardan biri, ne kadar emdiğini bilmediği için bebeğin yeterli beslenmediğini düşünmesidir. Bebek, ayda ortalama 600-800 gr alıyorsa, yeterli anne sütü alıyor demektir. Eğer lohusalık dönemindeyseniz, bebeğinizin en fazla bir öğünde 30-60 cc süt içtiğini bilmelisiniz. Zaten karnı tok olan bir bebek, diliyle memenin ucunu iterek, tok olduğunu belli eder. Bebekler belli geçiş dönemlerinde büyümesine bağlı olarak daha daha sık emmek isterler ve dolayısıyla ağlayarak bunu belirtebilirler. Özellikle 2 haftalık, 6 haftalık, 3 aylık dönemde beslenmek istediğini anlatmak için daha sık ağlaması doğaldır.

Gaz Sancısı
Gaz sancısı ya da diğer adıyla kolik, herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen, bebeğin duyduğu ağrılara verilen isimdir. Hemen hemen her 100 bebekten 20’sinde kolik görülür. Elbette ağrı çeken bebeğin bunu ifade etmesi ise, ancak ağlayarak olur. Üstelik tipik kolikte ağladığı saatler çoğu zaman akşam saatlerine denk gelir. Kolikli bebeklerin günde ortalama 3 saatten fazla ağladığı biliniyor. Koliğin, bebek 2 haftalık olduğunda başladığı, 4. haftada şiddetlendiği, 3. ayda genellikle kaybolduğunu söylemek mümkün. Ancak bazı bebeklerde bu durum 9. aya kadar sürebilir. Peki bebeği bu kadar ağlatan koliğin nedeni ne? Henüz bilinmiyor. Çeşitli teoriler olsa da, ispatlanmış değil. Ancak şunu bilmenizde yarar var: Sizin tutumunuzla bir ilgisi yok. O nedenle boşuna endişe etmeyin. Eğer sağlık kontrollerinden içiniz rahat çıkıyorsanız, telaşlanmayın! Bebeğiniz bu durumu diğer bebekler gibi atlatacaktır ama biraz fazla ağlayarak! Ancak koliği azaltacak bazı önlemler var; yediğiniz gaz yapıcı yiyeceklere dikkat edebilir, baharatlı gıdalar yemek ile çay kahve içmeye 3-4 gün ara verebilirsiniz. Eğer çocukta kolik ağrılarının azaldığını fark ediyorsanız, yiyeceklere karşı daha dikkatli olabilirsiniz.

Altı kirlendiğinde
Bebeklerin cildi hassastır, bir yetişkine benzemez. Dolayısıyla altının kirli ve havasız kalması, idrarla temas eden cildini tahriş eder. Bu cilt tahribatı bebeğin huzursuz olmasına ve ağlamasına neden olur. Bu nedenle bebeğinizin altını sık sık kontrol etmelisiniz.

Isı değişiklikleri
Bebekler sıcak ve soğuk ortamdan rahatsız olurlar. Onun için bebeğinizin oda ısısına ve giysilerine dikkat etmelisiniz. Oda için uygun ısı 18-22 derece arasıdır. Normal sıcaklıktaki odada ise, kat kat giydirmemeye dikkat etmelisiniz. Zıbın ya da bodynin üstüne pamuklu bir tulum ve yelek ideal bir giyimdir. Oysa pek çok anne, bebeği üşütme korkusuyla bebeklerini kat kat giydirmeyi tercih eder. Unutmayın ki, bebekler de bizim gibi, değişen sıcaklık karşısında belli bir dereceye kadar uyum gösterebilirler. Aksine çok giydirilen bebek, fazla sıcaktan bunalabilir. Bebeğin üşüyüp üşümediğini merak eden annelere pratik bir önerimiz var; işaret ve orta parmağınızı sırtına ve göğsüne dokundurun, eğer ılıklık hissediyorsanız, bebeğiniz üşümüyordur. Ayrıca anneler bebeğin ellerinin üşüdüğünü düşünerek eldiven giydirirler. Oysa bebeklerin parmak uçları çok küçük ve burayı besleyip ısıtan kılcal damar dolaşımı da çok zayıf olduğu için el ve ayakları zor ısınır. Bunun için siz eldivenlerden uzak durun. Çünkü eldiven nedeniyle hava almayan bebeğinizin elleri, nemlenerek mikro organizmaların üremesi için ortam oluşturur.

Yalnızlık duygusu
Bebekler de yalnızlık çeker. Daha anne karnında etrafındaki kişilerin seslerini duymaya alışan bebek, doğduktan sonra zaman zaman aynı sesleri duymak ister. Ağlamasının bir nedeni de, duyduğu yalnızlığa karşı, anne gibi, gerek sesi gerek dokunuşuyla kendisine güven hissi verecek birini yanında bulmak ihtiyacıdır. Ancak bazı anne babalar bebeklerini uyanık olduğu saatlerde sık sık kucağına alırlar. Halk arasında ‘kucağına alışmak’ deyimiyle ifade edilen bu durumda, bebek uyanır uyanmaz ağlamaya başlar; ta ki, annesi onu kucağına alana dek. Bu durum özellikle anneler için çok yorucudur. İşte bu nedenle bebeğinizi, kucağa alıştırmamaya dikkat etmelisiniz.

11
Orjinal Tarifler / Sacher Pasta Tarifi
« : Aralık 02, 2020, 11:00:28 öö »
Sacher Pasta Tarifi İçin Malzemeler
Ganaj için:
200 gram toz şeker
125 ml.su
150 gram bitter çikolata
Keki için:
5 adet yumurta
100 gram tereyağı
150 gram bitter çikolata
80 gram toz şeker
1 paket vanilin
110 gram un
110 gram pudra şekeri

Marmelatı için:
500 gram kayısı
3 adet kayısı çekirdeği
1/2 su bardağı su
1 su bardağı toz şeker

Sacher Pasta Tarifi Nasıl Yapılır?
Kek yapımına başlamadan önce yumurtaların sarısını ve beyazını ayırın, tereyağını oda sıcaklığında yumuşatın, çikolatayı da benmaride eritin.

Tereyağı ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpın. Karışıma yumurta sarılarını teker teker ekleyin. Erimiş çikolatayı da karışıma ekledikten sonra vanilin ve unu eleyerek üç defada ekleyin.

Yumurta beyazlarını ayrı bir kapta köpürtün ve pudra şekerini azar azar ekleyerek sert ve parlak bir kıvam alana kadar çırpın.

Çikolatalı karışıma beyaz karışımın üçte birini iyice yedirin. Kalan kısmı spatula yardımı ile içindeki havayı koruyarak nazikçe homojen hale getirin. Karışımı yağlanıp unlanmış 20 santimetre boyundaki kelepçeli kalıba aktarın. 175 derecelik sıcak fırında yaklaşık 45-50 dk pişirin.

Kayısıların etli kısımlarını, çekirdekleri ve suyu kısık ateşte yumuşayana kadar pişirin. Son aşamada şekeri ekleyin ve koyulaşana kadar pişirin. Pişen karışımı blenderden geçirip süzün.

Kek oda sıcaklığına gelip soğuduktan sonra üstünü bıçak yardımı ile düzeltip iki eşit parçaya bölün.

Marmeladı kekin ortasına daha bol olacak şekilde sürün ve iki parçayı tekrar birleştirin. Kekin dışına da marmelat sürüp kendini çekmesi için dolapta dinlendirin.

Marmelat kekin üzerinde hafifçe kuruyunca ganajı hazırlayabilirsiniz.

Şeker ve suyu koyu bir kıvam alana kadar yaklaşık 10 dakika kaynatın. Sıcak şerbeti çikolatanın üstüne döküp topak kalmayana kadar karıştırın. Sıcak ganajı soğuk pastanın üstüne yayın ve tekrar sertleşmesi için en az bir saat buzdolabında bekletin.

Çikolata sertleştikten sonra pastayı servis edene kadar buzdolabında saklayabilirsiniz. Dilerseniz servis esansında çırpılmış krema da kullanabilirsiniz. Afiyet olsun.

12
Orjinal Tarifler / Kaşarlı Kabak Lazanya Tarifi
« : Aralık 02, 2020, 10:50:40 öö »
Kaşarlı Kabak Lazanya Tarifi İçin Malzemeler
Kıymalı harcı için:
1 yemek kaşığı sutas-yeni-logoTereyağı
500 gram kıyma
1 adet soğan
1 diş sarımsak
1 adet orta boy havuç
250 gram domates(küp küp doğranmış) (konserve)
1 yemek kaşığı domates salçası
4 yaprak taze fesleğen
3 dal taze kekik
1 tatlı kaşığı kimyon
1 tatlı kaşığı (silme)tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 su bardağı sıcak su(200 ml)
Diğer katmanlar için:
400 gramsutas-yeni-logoKaşar Peyniri
1 yemek kaşığısutas-yeni-logoTereyağı
3 adetkabak(büyük boy)
2 çay kaşığıtuz
1 çay kaşığıkarabiber

Tüm malzemelerinizi hazırlayın.
Kıymalı harcı hazırlamak için tencerenin içerisine Sütaş Tereyağı'nı alın, ısınıp eridikten sonra içerisine kıymayı ilave edin ve kavurmaya başlayın.
Kıyma renk aldıktan sonra üzerine ince ince kıymış olduğunuz sarımsak ve soğanı ekleyin. Soğan yumuşayınca havucu da ekleyin. Birkaç dakika daha bu şekilde kavurun.
Ardından salçayı ilave edin ve kokusu çıkana kadar kavurun. Konserve domatesleri, kıydığınız fesleğen yapraklarını ve taze kekiği de ilave ederek pişirmeye devam edin.
Domatesler suyunu salıncaya dek orta-kısık ateşte pişirin. Son olarak baharatları ve suyunu ekleyin. Ardından kapağını kapatarak bu şekilde kısık ateşte 6-7 dakika pişmeye bırakın.
Bu sırada bir kase içerisine Sütaş Kaşar Peyniri'ni rendeleyin ve kenara alın
Kabakların uç kısımlarını ayıklayıp çok ince dilimler halinde uzunlamasına doğrayın. Dilerseniz bu aşamada soyacak kullanarak da dilimleyebilirsiniz. Kabakların kalın olmamasına özen gösterin, aksi takdirde fırında yeterince pişmeyebilir.
Fırın kabının tabanını Sütaş Tereyağı ile yağlayın. Tuzlayıp karabiber serptiğiniz kabak dilimlerini tabana dizin.
Kabak katmanın üzerine kıymalı harçtan bir miktar alarak dökün ve düzgünce yayın.
Ardından rendelenmiş Sütaş Kaşar Peyniri'nin 1/4'ünü kıymalı harcın üzerine yayın.
En üst katmanda kabak dilimleri olacak şekilde kıymalı harç bitinceye dek katmanları eklemeye devam edin. Son olarak rendelenmiş Sütaş Kaşar Peyniri'nin kalanını en üst katmana güzelce yayın.
Önceden ısıtılmış 180 derecede fanlı fırında 15 dakika, sadece üst ızgara açık olarak 5 dakika daha pişirin.
Fırından çıkardıktan sonra 15-20 dakika kadar dinlendirin ve arzuya göre kekik dalları veya fesleğen yapraklarıyla süsleyerek servis edin. Afiyet olsun!

13
Çocuk Gelişimi / Çocuğun Boyunu Nasıl Uzatabilirim
« : Aralık 01, 2020, 03:32:51 ös »
Büyüme ve gelişme, buna bağlı olan boy uzamasına çevresel ve genetik faktörler etkili. Elbette beslenmenin de boy uzamasında önemli bir rollü var?

Hangi besinler boy uzatır?

Çok süt içerse boyu uzar mı? 

Boy uzamasını destekleyen bir değil çok sayıda besin var ancak sağlıklı büyüme ve gelişme için önemli olan dengeli beslenmek. Beslenme dengesinde yüzde 50 karbonhidrat, yüzde 30 protein ve yüzde 20 yağ oranının yanında; et ve et ürünleri, süt ve süt ürünleri, meyve ve sebzeler, tahılgiller ve baklagilleri de günlük beslenmeye dengeli dağıtmalıyız. Buna karşın boy uzamasını etkileyen ve içerdiği vitaminler ve mineraller açısından bazı besin ögeleri öne çıkabiliyor.

Melatoninden zengin besinler
Melatonin açısından zengin gıdalar arasında başı çeken kiraz, yer fıstığı, mısır, kuşkonmaz, domates, üzüm, nar, zeytin, brokoli, salatalık, arpa, yulaf ezmesi, ceviz ve ayçiçeği çekirdeği tohumu çocukların sağlıklı büyümesini büyük ölçüde destekliyor.

Proteinden zengin besinler
Protein içindeki aminoasitler, vücut tarafından organlardan kemiklere kadar tüm dokuları oluşturmak için kullanılıyor. Yapılan çalışmalar otla beslenen sığır etinin, sağlıklı hücrelerde rol oynayan bir aminoasit olan L-orthinine sentezlenmesine yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. Merada yetiştirilen tavuk ve yumurta da proteinden son derece zengin besinler arasında yer alıyor.

D vitamininden zengin besinler
Kemikleri sağlıklı ve fonksiyonel tutmak için D vitamini gerekiyor. Ton balığı, uskumru, somon, peynir ve yumurta sarısı gibi yiyecekler tüketmek D vitamini seviyesinin yüksek olması açısından önem taşıyor. D vitaminini yüksek dozda almak toksik etki yaratabildiğinden doktor tavsiyesi olmadan D vitamini takviyesi kullandırmayın.

Arjininden zengin besinler
Bir amino asit olan ve büyümede rolü bulunan arjininden günde yaklaşık 15-20 gram tüketmek gerekiyor. Arjininin içinde yüksek olduğu gıdalar arasında; tavuk, kabak çekirdeği, soya fasulyesi ve yer fıstığı bulunuyor.

Kalsiyumdan zengin besinler

Kalsiyum kemik sağlığı için çok önemli. Vücudumuz kaslarımızın kasılmalarını düzenlemek için kalsiyum kullanıyor ancak D vitamini olmadan da kalsiyumu işleyemiyor. Çocuğunuzun süt, yoğurt, fındık, fasulye, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve sardalya gibi kalsiyum açısından zengin besinler tüketmesine dikkat edin.

Magnezyumdan zengin besinler
Vücudumuz kalsiyum ve D vitaminini doğru bir şekilde işlemek için magnezyuma ihtiyaç duyuyor. Bu nedenle çocuğunuza magnezyum açısından zengin besinler yedirmeyi ihmal etmeyin. Magnezyum açısından zengin yiyecekler arasında siyah çikolata, avokado, fındık, somon balığı ve mercimek gibi baklagiller bulunuyor.

C vitamininden zengin besinler
Sağlıklı kemikler oluşturmak için C vitamini çok önemli. Vücudumuz kollajen oluşturmak için C vitamini kullanıyor. İnsanlar C vitamini sentezleyemeyen tek memeli olduğu için C vitamini açısından zengin yiyecekler tüketmek çok önemli. Portakal, kivi, çilek, ananas, karpuz, kavun ve sivri biber bu yiyeceklerden birkaçı.

Demir
Demir, kırmızı kan hücrelerini oluşturmanın bir parçası. Böylece kanımız vücudumuz boyunca oksijen taşıyabiliyor. Çocukların büyümesi için vücudun oksijen ihtiyacı destekleniyor. Demir içeren gıdalar arasında kırmızı et, kümes hayvanları, koyu yeşil yapraklı sebzeler, balık, kuru baklagiller, kabuklu yemişler ve yumurta gibi besinler bulunuyor. Demir takviyeleri almadan önce mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Ham Çikolata
Ham çikolata makul miktarlarda sağlıklıdır. Enzimler ile triptofan içerir. Bu amino asit sonunda melatonine dönüştürülür. Melatonin daha iyi uyku ve boy uzamasına etkilidir. Aşırıya kaçmamak kaydıyla ham çikolata tüketmekte fayda var.


14
Spor / Protein Tozu Kilo Aldırırmı
« : Aralık 01, 2020, 01:28:35 ös »
Konu vücut geliştirme olunca yeni başlayanların da, profesyonellerin de proteine ihtiyacı vardır. Yani protein tüketiminin sizi Hulk’a dönüştürmesi konusunda endişelenmenize gerek yok.
Spor salonuna giden kişiler arasındaki yaygın görüş, protein tozlarının bağırarak antrenman yapan ve devasa ebatlara ulaşmaya çalışan kişiler için olduğudur. Fakat gerçek şu ki, herkesin proteine ihtiyacı vardır.

Protein nedir
Protein, karbonhidrat ve yağ ile birlikte vücudumuzun çeşitli fonksiyonları yerine getirmek ve enerji ihtiyacını gidermek için ihtiyacı olan üç makro besinden biridir. Özellikle protein, 20 farklı amino asidin birleşiminden meydana geldiği için çok önemlidir. Bu amino asitler, kas dokularının yapı taşlarıdır aynı şekilde vücuttaki birçok dokudaki proteinlerin önemli bir bilişenidir.

Antrenman sonrası protein tüketimi
Antrenmandan, özellikle de direnç çalışmalarından sonra kaslar yorgun düşer. Antrenman boyunca gerilime maruz kalan kaslar bu durumun neticesinde yıkım yaşar. Vücut, antrenmanın ardından kas dokularını onarmaya başlar ve bunun sonucunda kaslar daha güçlü ve aynı şiddetteki bir antrenmanı sürdürebilmek adına daha dayanıklı hale gelir.

Kasların toparlanma sürecinde meydana gelen “protein sentezi”, hasar gören proteinlerin yenileriyle değiştirilme sürecidir. Spor yapan kişiler özellikle esansiyel amino asitleri içeriğinde barındıran bir protein takviyesi yaptığı zaman, vücuduna yardım ederek hasar gören kaslarının daha çabuk ve daha kuvvetli bir şekilde iyileşmesine yardımcı olur.

Kardiyodan sonra protein tüketimi
Yaptığınız çalışma ister kardiyo, ister ağırlık antrenmanı olsun, çalışmanın hemen ardından protein alımı yapmak çalışmanızın verimini artıracaktır. Zira her iki çalışma prensibi de kas dokularınızı fazlasıyla kullanmanıza neden olur ve protein takviyesi bu yorgunluğun telafi edilebilmesinde büyük önem taşır.

Direnç antrenmanları kas kütlenizi daha fazla yıpratır ve kas dokunuzdaki daha sonra onarılacak olan mikroskobik yırtıkların miktarını artırır. Bu nedenle özellikle direnç antrenmanlarının hemen ardından protein takviyesi almak oldukça önemlidir.

Protein tozu yağlandırır mı
Protein kilo almanıza neden olmaz. Vücudunuzun ihtiyacı olandan fazla kalori tükettiğiniz zaman kilo alırsınız. Bu duruma kalori fazlası denir. Birçok protein tozu, bir ölçeğinde 100-150 kalori barındırır. Üstelik protein tozlarının yağ ve karbonhidrat oranı oldukça düşük seviyelerdedir.

Takviye gıdalardan kilo almak isteyen insanlar, genellikle bu miktarın 2, hatta 3 katı kalori içeren karbonhidrat supplementlerini kullanır. Ayrıca kalori açığı oluşturmamak için de antrenman yapmazlar. Bu ilaveler protein takviyenizi besin açısından zenginleştireceği gibi, kalori alımınızı da artırarak kilo kazanmanıza önayak olur. Protein tozlarını bu şekilde tüketen insanlar yeterli miktarda spor yapmadığında ise yağ depolamaya başlayabilirler.

Sonuç
Özetlemek gerekirse, protein takviyeleri kilo almanıza neden olmaz. Daha doğrusu, proteinin kendisi sizi yağlandırmaz. Dünya rekoru kırmak, kişisel rekor kırmak veya sadece yağsız kas kütlenizi artırmak istiyorsanız, protein takviyesi almak kas gelişiminizi kolaylaştırmanın en iyi yollarından biridir.

Elbette ki günlük protein ihtiyacınızı doğal besinlerden karşılayabiliyorsanız, ilk tercihiniz bu olmalı. Sert bir antrenmandan sonra iyi bir öğün tüketebiliyorsanız, bu çok iyidir. Protein takviyeleri mucize bir şey değil, yalnızca antrenman sonrası ihtiyacınız olan proteine ulaşmanın hızlı yoludur.

15
Spor / Sporda Ara Öğünlerde Ne Yemek Gerek
« : Aralık 01, 2020, 12:29:17 ös »
Ara öğünlerde ne yemek gerekir? Ara öğünlerde ne yemeliyim diye düşünenlere özel olarak hazırladık.
Bağırsak Çalıştırıcılar Atıştırmalıklar
4 kuru kayısı
5 kuru erik
2 kuru hurma
5 taze kayısı
12 kiraz
1 büyük armut
2 kepekli grisini
200 ml kefir
110 gr prebiyotik yoğurt

Aktif Spor Yapanlar İçin Atıştırmalıklar
Kepekli ekmeğe ton balıklı sandviç
1 dilim diyet havuçlu kek
Çilek- elma- muz karışımı
250 ml taze sıkılmış meyve suyu
4 çorba kaşığı yulaf, 250 gr yoğurt ve 1 tatlı kaşığı bal karışımı
20 kiraz
1 küçük muz ve 250 ml süt
6 çorba kaşığı pişmiş bulgur ve 200 gr yoğurt
Çavdarlı ekmeğe keçi peynirli sandviç
Kepekli ekmeğe çift peynirli domatesli tost
Karbonhidrat barı
Protein barı

Detoks Etkili Atıştırmalıklar
5 taze yeşil armut (küçük boy)
5 taze kayısı
1 su bardağı kadar böğürtlen
1 su bardağı kadar yaban mersini
5 salatalık
1 su bardağı beyaz dut
Yarım demet bol limonlu maydanoz
1 yeşil elma

Alkol Alımından Sonraki Gün İçin Atıştırmalıklar
1 avuç kuru yaban mersini
4 parça ceviz ve 4 kuru kayısı
1 küçük muz
5 salatalık
5 kuru erik
1 yeşil elma
Salatalık- elma suyu ve bol limon
5 taze küçük armut

Sayfa: [1] 2 3 ... 67