İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - manager

Sayfa: [1] 2 3 ... 20
1
Araştırmalar , tekrar tekrar çocukların iyi bir şekilde kullanabildikleri bir dilde okula başladıklarında hiç şüphesiz çok daha iyi başardıklarını kanıtladı. Okulda tanıdık bir dil kullanmak bu başarının büyük bir kısmıdır.

Çocukların bir sınıftan diğerine sürekli tırmanmaları için bir merdiven olarak eğitim gördüğünüzü düşünün. Okulun dilini bilmemek, merdivenin alt basamaklarını çıkarmak gibidir.

Karmaşıklık katmanları
Çocuklar, evlerinin ötesinde, “anadilleri” - “kendi” dillerinin standartlaştırılmış bir versiyonu - okulda kullanıldığında bile mücadele edebilirler. İnsanların evlerinde konuşulan , okullarda öğretilenle aynı değildir. Okullar evde kullanılan dilden önemli ölçüde farklılık gösterebilecek standartlaştırılmış dil çeşitlerini kullanma eğilimindedir.

Erişim başka bir konudur: kitapların bulunduğu bir evde büyüyen ve dijital ve kağıt ortamlara erişebilen çocuklar, okulda başka bir dile geçmeyi çok sorun bulamayabilirler. Ancak, fakir evlerden gelenler, okulları ana dillerini kullandıklarında bile mücadele edebilirler.

Araştırmalar yine çocukların ortaokul veya liseye ulaştıklarında öncelikle ana dillerinde öğrenmeye devam etmelerinin ideal olacağını düşündürmektedir. Okullar, dil öğretmenleri ve kitaplar gibi kaynakları olası tüm ana dillerin öğretimini desteklemek için kullanma eğilimindedir.


Tüm bu karmaşıklıklarla birlikte, daha fazla çocuğun anadilinin okullarda ve ötesinde gelişmesi için nasıl alan yaratılabilir?

Olası çözümler
Anadili temelli iki dilli eğitim için bir dizi model mevcuttur , ancak önemli olan, ana dilden İngilizceye rastgele bir şekilde geçişin en iyi fikir olmamasıdır. Akademik biliteracy oluşturmak için terimlerin ve kavramların birden fazla dilde sistematik ve kasıtlı olarak karşılaştırılması gerekir, böylece öğrenciler okul dilindeki gerçekleri ezberleme yeteneklerinden ziyade anlayışlarını gösterebilirler. Kısa yol yok.

Örneğin, sınav belgelerinin ana dillere çevrilmesi önemli bir sembolik jest olabilir, ancak eğer eğitim İngilizce olarak yapılmışsa, bunun cebirle ilgili soruları anlamayı gerçekten geliştirip geliştirmediği açık bir sorudur.

2
Bebek Bakımı / Mekonyum Hakkında Bilmediğiniz 10 Şey
« : Mayıs 17, 2020, 05:21:07 öö »
İşte mekonyumu bilmeniz gerekenler.

1. Bu kaka! Mekonyum, yeni doğmuş bir bebeğin ilk dışkısı için süslü bir isimdir.

2. Bebeğinizin geçtiği ilk kaka henüz anne sütü veya formül içermiyor. Bunun yerine, bebeğinizin uteroda yutduğu malzemelerle, örneğin dökülmüş deri hücreleri, mukus, amniyotik sıvı, safra, su ve bebeğin vücudunu kaplayan ince, yumuşak saçlar gibi lanugo ile doludur.

3. Yeşilimsi siyah. Bebeğin ilk BM'si viskoz ve yapışkan, kalın ve süper karanlık (neredeyse siyah) yeşilimsi bir siyahtır. Temel olarak, yeni doğan bebeğinizin kaka yeşilimsi siyah katran şeklinde olabilir..

4.Kesinlikle iğrenç, ama fazla aroma, koku taşımıyor.

5. Bebeğin cildine yapışır. Mekonyumun yüksek viskozitesi sayesinde, kimsenin işi gibi bebeğinizin çöreklerine yapışabilir. Kolay temizlik için püf noktası, yeni doğan bebeğinizin temiz kuru cildine kaka gelemden  önce ince bir tabaka vazelin uygulamaktır. Bu kaka öncesi yağlama, mekonyumun minimum temas ile kaymasına yardımcı olur.

6. Sterildir. Yenidoğanı terk eden ilk dışkıda, bakteri olmadığı düşünülmektedir çünkü ufacık bağırsakları henüz mikroorganizmalar tarafından kolonize edilmemiştir.

7. Uzun sürmez. Tanım olarak, bir bebeğin ilk kakası çok uzun süre yapışamaz. Genellikle bebekler ilk gün boyunca mekonyumu bırakmaya devam ederler. Sıradaki: yeşilimsi kahverengi kaka, ardından kötü kokan ve seyreltilmiş Dijon hardalı kıvamda sarı şeyler izledi.

8. Utero geçirilebilir. Yenidoğanların yüzde 25 kadarı ilk kakalarını almak ve rahimde veya dışarı çıkmak için sabırsızlanıyor. Bu doğum öncesi kaka, sağlık uzmanlarına mekonyumun geçtiği bir başlık veren amniyotik sıvının rengini renklendirir. Doktor veya ebe, herhangi bir komplikasyon gelişmediğinden emin olmak için bebeği dikkatlice izleyebilir.

9. Teneffüs etme riski vardır. Rahim kaka geçirildiğinde, doğmamış bebeğinizin onu soluması için her zaman bir şans vardır. Mekonyum aspirasyon sendromu (MAS) olarak adlandırılan bu komplikasyon, 34 haftadan önce doğan bebeklerde nadirdir. Fakat bebeğiniz geciktiğinde riski artar. MAS, doğumdan önce, doğum sırasında veya doğumdan sonra, yeni doğmuş bir bebek, solunum yollarını kısmen veya tamamen bloke edebilen bir mekonyum ve amniyotik sıvı karışımını soluduğunda da olabilir.

10. Su doğumunuzu engelleyebilir. Mekonyum bulunduktan sonra küvette emekle ilgili zor ve hızlı kurallar olmasa da, birçok profesyonel kibosh'u uygulamaya koyacaktır. Nedeni: Doğum ekibiniz gerektiğinde hava yollarını temizleyebilmek için bebeğinize anında erişim isteyecektir.

3
NovaKids / Novakids nasıl bir uygulamadır ?
« : Mayıs 13, 2020, 11:17:47 ös »
10.000’den fazla üyesi bulunan Novakids  Global bir firmadır.

‘Ana dili İngilizce olan eğitmenler ile istediğiniz yerden ve istediğiniz saatte pratik yapabileceğiniz bir uygulama’ sloganıyla öğrenci çekip genelde Filipin’ li ya da ana dili ingilizce olmayan , ingilizce eğitmenleri ile ingilizce öğrenmek isteyen adaylar için gerçekten ucuz aylık abonelik toplamaktadır.

İndirip, abone olduktan sonra tıkladığınızda, karşınıza online olan öğretmenler çıkıyor. Bire bir eğitim isteyen ama kısıtlı bütçeli adaylar için , doğru bir uygulama olarak sunulmaktadır.

Eğer uygulamaya girdiğinizde karşılaştığınız ilk ekrandaki practise butonuna basarsanız online olan öğretmenlerden birini rastgele bağlayacağı konusunda bilginiz olsun.

4
Qkids / Qkids nasıl bir uygulamadır ?
« : Mayıs 13, 2020, 11:17:15 ös »
Qkids tüm dünyada 4-12 yaş arası interaktif İngilizce dil eğitiminde, 800bin + öğrencisi ile  lider konumdadır. Dayandığı akademik referanslar, her derse özel interaktif içerik , 15bin sadece Kuzey Amerikalı , Pedagojik formasyona sahip eğitmen kadrosu ile  çocuğunuza üst düzey bir deneyim yaşatır.

Dersler 4 kişilik sınıflarda , akran eğitimi modeli ile yürütülmektedir. Bire bir hizmet vermemktedr. Bu da şirketin en büyük handikapı...

Sadece küçük yaş grubuna yönelik , oyunlaştırılmış eğitim modeli ile dersler haftanın belirli günlerinde rezervasyon sistemi ile yapılmaktadır.     

i.   Platform,

ii.   Ölçme değerlendirme,

iii.   Practice Book,

v.   A1-C1 arası dil müfredat uyumluluğu , 

vi.    ‘National Geopraphic Learning’  alt yapısı ile hazırlanmış 


5
Ana dili olan  İngilizce eğitmenleriyle ve kimseye muhtaç olmayan (Skype, Google Hangouts, zoom )  görüntülü görüşme yazılım altyapısıyla hızlı, güvenilir, hesaplı bir eğitim sunuyor.

Eğitmenlerin çoğunun, Kanada, Amerika, İngiltere gibi şehirlerden olması, diğer platformlara kıyasla daha ucuz olması, yapılan eğitim videolarının kaydedilip tekrar izlenebilmesi,  dilediğinizde de online olan bir eğitmenle görüntülü konuşabildiğiniz, bol indirim kampanyalı CAMBLY, yetişkinler için edindiği tecrübeyi çocukalar için de uyarlamaya çalıştı. Ama bir nokta çok önemli, öğretmenlerinin çoğunluğu yetişkinlere eğitim verme üzerine tecrübeli.

Cambly entelektüel açıdan kendinizi geliştirebileceğiniz özel bir bölümüyle; dünyadaki gelişmeler, dil ve kültür, iş, eğlence ve yaşam, bilim ve teknoloji, spor gibi belirlenen ana başlıklar belirlemiştir, bu alanlar yetişkinler için tamam da çocukların dünyasında bunların hiç birisinin bir anlamı yok maalesef. Bütün dersler bire bir yürümektedir.

6
EnglishNinjakids / EnglishNinjaKids nasıl bir uygulamadır ?
« : Mayıs 13, 2020, 11:16:15 ös »
200.000’den fazla üyesi bulunan English Ninjas, yetişkin grubundaki kazandığı deneyimi küçük yaş grubuna da uyarladı.

Ana dili İngilizce olan eğitmenler ile istediğiniz yerden ve istediğiniz saatte pratik yapabileceğiniz bir uygulama.
İndirip, ücretsiz üye olduktan sonra ‘ninja’ simgesine tıkladığınızda, karşınıza online olan öğretmenler çıkıyor. İstediğinizi seçip practise butonuna tıklıyor ve görüntülü (opsiyonel olarak sadece sesli) konuşmanızı gerçekleştirebiliyorsunuz.

Eğer uygulamaya girdiğinizde karşılaştığınız ilk ekrandaki practise butonuna basarsanız online olan öğretmenlerden birini rastgele bağlayacağı konusunda bilginiz olsun.

English Ninjas’ın sağladığı birçok hizmet var, yaptığınız görüntülü sohbeti kaydediyor ve dilediğiniz zaman geriye dönüp izleme imkânı sağlıyor.

İnternet sitesinde öğrencilerden ve tanınmış kişilerden referanslar, ücretsiz deneme dakikaları, örnek ders videoları gibi bilgiler de edinebilirsiniz. Ayrıca başarılı öğrenciler kurumdan geçerli bir sertifika da alıyor.

7
Erken Yaş Eğitimi / Yabancı dil en iyi hangi yaşta öğrenilir?
« : Mayıs 13, 2020, 11:11:50 ös »
Bilimsel araştırmalar, insanın dil ile ilişkisinin ömür boyunca nasıl geliştiği konusunda karmaşık açıklamalar sunmaktadır.

Yapılan araştırmalar, daha ileri yaşlarda yabancı dil öğrenmeye başlayanların daha avantajlı olabileceğini gösteriyor. Hayatın farklı dönemlerinde dil öğrenmenin kendine göre farklı avantajları var. Bebekken kulaklarımız seslere karşı daha duyarlı olduğunu kabul ediyoruz. 1-3 yaş arası çocuklar farklı aksanları hızla öğrenip taklit eder. Buna karşın , yetişkinlerin konsantre olma süreleri, bebek ya da çocuklara göre daha uzundur. Okuma yazma gibi becerilere sahip olmak,  sadece yabancı dilde değil kendi anadilimizde de kelime haznesini sürekli genişletme olanağı verir.

Yaşın yanı sıra sosyal durum, öğrenme yöntemleri, hatta dostluk ve arkadaşlık gibi etkenler kaç yabancı dil konuştuğumuzu ve ne kadar iyi konuştuğumuzu etkiler.

Aslında, yaşla birlikte her şey kötüye gitmiyor. .

Sınıf ortamında yapılan öğrenme de, konsantrasyon ve hafıza kapasitesi ile bilişsel kontrol becerileri bebek ve çocuklarda, sınırlı olduğundan dil öğrenmede başarı gösteremezler. Aslında bu konuda yetişkinler çok daha iyidir. Kısaca, yaş ilerledikçe bu özellik de gelişir.

Buna karşın,  küçük çocuklar ise "edinme " konusunda çok iyidir. Yani yabancı dili konuşan kişiyi  taklit ederek öğrenebilirler . Bunun için extra bir gayret göstermelerine de gerek kalmayabilir. Ama bu öğrenme tarzı, o dili konuşan kişi ya da grup ile çok ve uzun süre birlikte olmayı elzem yapar. 

Hepimiz doğal bir dil uzmanı gibi başlarız hayata. Yeni doğan bebekler bile, anne karnındayken duydukları sesleri taklit eder ve belli bir aksanla ağlar.
 
Yaşamımızın ilk yılları anadili öğrenme bakımından en önemli yapı taşlarıdır . Terk edilmiş veya insanlardan izole edilmiş çocuklar üzerine yapılan araştırmalar, konuşmayı erken yaşlarda öğrenmediğimiz takdirde bu boşluğun ileriki  yaşlarda kolaylıkla doldurulamayacağını gösteriyor.

Ancak yabancı bir dil öğrenmede aynı durum söz konusu değildir. Zaman içinde kendi dilimiz de dahil yabancı dillerde iyileşme halinin devam ettiği de görülmektedir. Örneğin, kendi anadilimizin dil bilgisi kurallarını ancak 30 yaş civarında tümüyle öğrenmiş oluruz.

İnsanlar bazen yabancı dil öğrenmenin avantajı nedir diye sormakta , daha fazla para? Aslında yabancı dil bilmenin en büyük avantajı daha fazla insanla iletişim ve ya etkileşimdir.
/font]

8
Edinim / 'Dil edinmek' – 'Dil öğrenmek' arasındaki fark nedir?
« : Mayıs 13, 2020, 11:10:41 ös »
Dil, insanlarda varolan doğal bir yeti sayesinde kendiliğinden edinilir.

Her çocuk kendi dilini duyarak ve duyduklarını taklit ederek edinir. Yani ortada bilinçli ve sistemli bir öğrenme-öğretme durumu yoktur.

Dil öğrenmek ise, kişinin istemli uğraşısını gerektirir. Öğrenme bir süreçtir ve aktif çaba gerektirir. Okullarda yabancı dil yabancı dil “öğretimi” artık okul öncesi döneme kadar indirgenmiştir.

Çocuğa anaokulunda öğretilen yabancı sözcükler başka ortamlarda kullanılmazsa unutulmaya mahkumdur. Oysa “dil edinimi” sürekli devam eder. Ebeveynlerin bu iki durum arasındaki farkı iyi bilmesi ve çocuklarından ne bekleyebileceklerini net olarak kavramaları gerekir. 3-6 yaş arası çocuklara ikinci bir dil öğretmeye çalışmak ile çocuğun doğal olarak iki farklı dil ortamında büyümesi elbetteki aynı şey değildir.

Yapılan araştırmalar ikinci dil öğreniminde 4-6 yaştaki çocukların, 7-9 yaş arası çocuklardan daha yavaş ilerlediklerini göstermiştir. Bunun nedeni ise, 4-6 yaş arası çocukların kendi anadillerine hakim olamayışları, öğrendiklerini paylaşacak sosyal ortamın kısıtlı olması ve okuma-yazma becerilerinin gelişmemiş olmasıdır. Pek çok çocuk anaokulunda öğrendiği sözcükleri belli bir süre sonra unutmakta ya da karıştırmaktadır. Ayrıca bu yaştaki çocuklara genellikle tek ya da iki sözcüklü ifadeler öğretilebilmektedir. Bu da çocuğun iletişim ihtiyacını karşılamamaktadır. İki farklı dil konuşulan ortamlarda büyüyen çocuklar ise aktif olarak iki dili de duymaya ve kullanmaya devam ederler. Dolayısıyla edindikleri diller daha kalıcı olur.

9
Edinim / Çocuk doğmadan önce dil edinimi ?
« : Mayıs 13, 2020, 11:09:49 ös »
“İki dillik” (bilingualism), iki farklı dilde iletişim kurabilme becerisi anlamına gelmektedir. Doğdukları andan itibaren iki farklı dil konuşulan ortamda büyüyen çocuklar doğal bir şekilde iki dili de edinebilmektedirler. Bazı durumlarda üç ya da dört farklı dil konuşulan aile ortamında büyüyen çocuklar söz konusu olmaktadır. Bu gibi durumlar “çok dillilik” (multilingualism) olarak tanımlanır.

 “Tek dillilik” (monolingualism) ise, yalnızca bir dilin konuşulduğu ortamlarda büyüyen çocukların, bu dilde iletişim kurabilme becerisini ifade eder.

Bazı araştırmacılar, farklı dilleri aynı anda edinmenin çocuğun dil gelişimini yavaşlattığını ve iletişim becerilerinin geri kaldığını ileri sürmektedir. Ancak, bu görüşe karşı çıkan araştırmacılar, özellikle ilk üç yılda beyin gelişiminin çok önemli olduğunu ve bu dönemde çocuğun dil ediniminin daha kolay olduğunu ileri sürmektedirler. İki yaşındaki bir çocuğun beyninde, bir yetişkine oranla daha fazla sinaptik bağlantı vardır.

Beyindeki bu sinaptik bağlantılar kullanılmadığında kaybedilir. Bu nedenle erken dönemde çocuğa iki farklı dil öğretmenin daha avantajlı olduğu vurgulanmaktadır. Dil edinimi, çocuk doğmadan önce başlar. Dil ediniminde en önemli basamak “anlama”nın gelişmesidir. Genelde bebeklerin anlaması konuşmasından 6 ay ileridedir. Dolayısıyla, bebek 6 aylık iken hatta doğumundan itibaren iki farklı dile maruz bırakılabilir. Pek çok çocuk doğal bir şekilde iki dili de edinmektedir.

10
Okul Problemleri / Çocuğunuzu Okula Hazırlamanın 10 Yolu
« : Mayıs 13, 2020, 11:08:58 ös »
Çocuğunuz ve kendiniz için ilk gün titremelerini yasaklayın!

Okula başlamak çocuklar için zor bir zaman olabilir. Her çocuk yeni bir yere gitmekten ve daha önce hiç tanışmadığı insanları görmekte tereddüt eder. Çocuğunuzu okulun ilk gününe hazırlamanın bazı yararlı yolları:

1. Çocuğunuza programının nasıl olacağını, okulun her gün hangi saatte başlayıp biteceğini söyleyin.

2. Çocuğunuza okula başlama konusundaki heyecanını ve endişelerini sorun.

3. Yeni sınıfını görmek ve okul resmi olarak başlamadan önce yeni öğretmeniyle tanışmak için çocuğunuzla birlikte okulu ziyaret edin.

4. Okula başlamanın olumlu yönlerini gösterin; eğlenceli olacak ve yeni arkadaşlar edinebilecek

5. Çocuğunuza, tüm çocukların okulun ilk günü hakkında endişeli olduğunu söyleyin.

6. Çocuğunuzun beslenme çantasına, okuldayken onu düşündüğünüzü hatırlatacak bir not bırakın.

7. Çocuğunuza, okulda herhangi bir sorun çıkarsa, onları çözmek için orada olacağınızdan emin olun.

8. Çocuğunuzun okulun ilk gününden önce bir sınıf arkadaşıyla buluşmasını sağlayın, böylece okul başladığında zaten bir arkadaşı olacaktır.

9. Çocuğunuzun okula yürümesini veya mahalledeki başka bir çocukla birlikte otobüse binmesini sağlayın.

10. Çocuğunuzun katılabileceği okul sonrası faaliyetler hakkında bilgi edinin. Okula dönüş partisi olacak mı? Bir spor takımına katılabilir mi?

Bu Web sitesindeki bilgiler yalnızca eğitim amaçlı tasarlanmıştır. Bilgilendirilmiş tıbbi tavsiye veya bakımın yerini alması amaçlanmamıştır. Bu bilgileri çocuk doktorunuza veya aile doktorunuza danışmadan herhangi bir sağlık problemini veya hastalığı teşhis etmek veya tedavi etmek için kullanmamalısınız. Lütfen sizin veya çocuğunuzun durumu ile ilgili sorularınız veya endişeleriniz varsa bir doktora danışın.

11
Yabancı dil bilmek herkes için önemlidir. Ancak küçük yaşlardan itibaren yabancı bir dilin öğrenilmesi çok daha faydalı bir eylemdir. Bu nedenle, özellikle son zamanlarda çocukların İngilizce öğrenimi oldukça küçük yaşlardan itibaren başlatılıyor. Erken yaşta, yeni bir dil öğrenmek daha kolaydır. Zihni açık ve verileni hemen kaydeden hafıza sayesinde dille ilgili ezberlerin yapılması basitleşiyor. Tabi çocukların erken yaşlardan itibaren dil öğrenmelerinin tek sebebi, kolaylık değildir. Değişik fayda ve yararları da vardır.

İşte onlardan bazıları…

1. Farklı Bakış Açısı Kazanırlar
Birden fazla dil bilen insanların en önemli özellikleri, farklı bakış açıları geliştirebilmeleridir. Yeni dil öğrenen kişiler, yeni anlam haritalarına sahip olurlar. Dilin gelişmesi ve ortaya çıkmasındaki süreç belli bir insanlık tarihinin tecrübelerini taşır. Yeni dil öğrenen kimse, farklı kültürden insanların tarihi tecrübelerini de öğrenmiş olur. Onların anlam haritalarını da öğrenebilir. Bu ise, yaratıcı düşünme yeteneğini geliştirebilir.

2. Çocuklar İçin Yeni Bir Deneyim ve Eğlencedir
Yabancı dil denilince çocukların öğrenme sürecinde zorlanabilecekleri düşünülebilir. Ancak çocukların öğrenmeyle ilgili sorunları yoktur. Sadece usulle ilgili problemler söz konusudur. Eğer, bir şey çocuklara dikta ediliyorsa, o şeyi almamak için inatlaşmaları mümkündür. Ancak bir eğlence ve oyun yöntemiyle verilen her dersi alabilirler. İngilizce eğitimi de oyunlarla sağlanırsa başarılı olabilir. Ayrıca eğlenceli…

3. Yabancı Dil Öğrenimi Diğer Ders Başarılarını da Olumlu Etkileyebilir
Bu bir tecrübe sonucu elde edilen kanıdır. Yapılan bir araştırma sonucunda yabancı dil
öğrenen öğrencilerin diğer derslerinde başarılı olma ihtimalleri yükselmiştir. Bunun nedeni, kişinin kendisine olan güvenini tazelemesidir. Ayrıca, derslerle ilgili bilgi ve kavramları yabancı dille de ilişkilendirme becerisidir. Böylece, derste öğrenilen bilgilerin çağrılması çok daha kolay hale gelebiliyor.

4. Yabancı Dil Öğrenmek Matematik Zekasını Geliştiriyor
Dil becerisini kazanan çocukların ikinci veya üçüncü bir dili öğrenme şansları oldukça yüksektir. Yabancı dil öğrenen çocuklar, matematik zekalarını da geliştiriyor. Böylece, matematikle ilgili derslerdeki başarıları artıyor. Yabancı dil öğrenmek, beyin fonksiyonlarını çalıştıran, hücreleri harekete geçiren bir çalışma modelidir

5. Özgüvenini Artıran Önemli Bir Eylemdir
Yabancı dil, çocukların özgüvenini önemli ölçüde artırıyor. Bir turistle konuşmayı becerebilen, iletişime geçebilen çocuk, bundan oldukça mutlu oluyor. Yetişkinlerin bile iletişim kurmakta zorlanabileceği turiste soru sorabilmek her çocuk için başarıdır. Somut başarının getirdiği mutluluk, özgüvenin artmasına neden oluyor. Hayat başarısı için özgüvenin ne kadar gerekli olduğu ise, herkesin malumudur.

6. İkinci Bir Kültürü Tanır
Doğru yöntem ve metotlarla çocuğun yabancı dili iyi şekilde öğrenmesi halinde, ikinci bir kültür zenginliğini de tanıma fırsatı elde ediyor. Bu da hayal dünyasına pozitif katkı sunar. Kendisini her yönden geliştirmeye namzet olabilir. Örneğin, İngilizce öğrenen birisinin çocuklarla alakalı bilgileri İngilizce aratması, farklı bilgilere ve kültüre ulaşması demektir.

7. Çocukluk Döneminde Yabancı Dil Daha Hızlı Öğrenilebilir
Yabancı dilin çocukluk dönemlerinde verilmesi öğrenme süresi bakımından önemlidir. Yetişkin birisinin yabancı dil öğrenme kabiliyeti daha düşük olabilir. En azından ezberle ilgili hususlarda çocukların gerisinde kalabilir. Ancak çocuklar, daha hızlı öğrenebilir ve dilin semantik yapısını kavrayabilir. Çocukluk döneminde öğrenilen şeyin ilerleyen evrelerdeki gelişimi ise, daha hızlıdır. İyi bir şekilde yerleşen dilin unutulması söz konusu değildir.

8. Yurtdışı Programlarına Gönderilebilir
Temel dil eğitiminden sonra daha ileri dil eğitimi için yurtdışı programlarına katılmak mümkündür. Ya da yurtdışına bir gezi düzenlemek ve çocuğun yabancı kültürle iletişim kurmasını sağlamak söz konusu olabilir. Sadece çocuklar için hazırlanan yurtdışı dil programları yapan şirketler vardır.

9. Hafızayı Geliştirir
Çocukların hafızası oldukça canlıdır. Ancak bu canlılık, zamanla kaybolabilir. Nedeni ise, yeteri kadar hafızanın yorulmaması veya egzersize tabi tutulmamasıdır. Yabancı dil öğreniminde ise, hafıza sürekli aktiftir ve egzersiz halindedir. Bu da gelişimini sağlar ve daha güçlü bir hafızanın oluşmasına yardımcı olur. Yabancı dil ve ezber gibi faaliyetlerin hafıza üzerindeki etkisi asla hafife alınmamalıdır.

10. Bunama Hastalığına Yakalanma Riski Düşer
Çağımızın en önemli sorunlarından birisi, bunamadır. Eski dönemlerde, kayıtla ilgili cihazlar olmadığı için insanların hafızası sürekli aktif ve gelişmiş bir durumdaydı. Günümüzde ise, bulut depolama gibi sistemler gelişti ve kimse hafızasını yeteri kadar kullanamıyor. Bu da, demans hastalığını ortaya çıkardı. Bu hastalığa yakalanma riskini düşüren etkenler arasında yabancı dil eğitimi geliyor.

11. Sorgulama Becerilerini Arttırabilir
Bir dili öğrenmek ve bunu pratikle geliştirmek için sorgulama becerisinin kazanılması gerekir. Bu beceri, yapılan dil egzersizleriyle kazanılabilir. Çocuk, bir cismin anlamını yabancı dilde telaffuz ederken ister istemez beyin filtresini kullanır. Gerekli olanı alır, gereksiz olanı ise, dışarıda bırakır. Bu zihinsel gelişim sayesinde eleştirel düşünce ve bakış da çocuğun hayatının bir parçası haline gelebilir. Yaratıcı düşünme, fikir üretme ve problem çözme yeteneklerine olumlu katkı sağlayabilir.

12. Çok Yönden Düşünme Becerisini Kazanılır
Dil bilen insanların bir konuyu birden fazla taraftan irdelemesi yeteneklerini artabilir. Bu nedenle, daha iyi sorular sorabilirler ve aldıkları cevapları da kılı kırk yararcasına analiz edebilirler. Soyut ve somut düşünme yeteneğinin gelişmesi sayesinde soru sorma beceresi de artabilir. Çocuklarda da durum bu şekildedir. Yabancı dili erkenden öğrenmeye başlayan çocuklar, daha iyi sorular yöneltebilir.

13. Popüler Hale Gelirler
Çocuklar için aidiyet duygusu önemlidir. Aslında bu duygu, her yaşayan canlı için tatmin edilmesi elzem bir duygudur. Akranlarından ileri olan, kabiliyet sahibi kişiler ve farklı özellikleriyle ön plana çıkanlar, arkadaş çevrelerinde kabul görürler. Takdir edilmek insanı mutlu eder ve güven verir. Yabancı dil bilen çocuklar hem arkadaşları hem de akrabaları tarafından takdir görür. Bu da çocuğun kendisine olan güvenini yükseltebilir.
Sonuç olarak şunu ifade edebiliriz. Erken yaşta öğrenilen yabancı dilin artıları fazladır. Bu nedenle, ebeveynlerin dil eğitimine önem vermeleri gerekiyor. Henüz yaşı küçük diye yabancı dil öğrenimini ertelenmemelidir. Oyunlarla, yabancı dil öğrenimi eğlenceli bir hale getiriliyor.

Bu da çocukların yabancı dile olan ilgilerini arttırıyor. Özgüvenlerinin yükselmesi, beyinsel fonksiyonlarını geliştirmeleri için herhangi bir yabancı dil öğrenimini ile desteklemelisiniz.

Yabancı dili sonradan öğrenmenin zorlukları ortadadır. Önceden ilkokul dördüncü sınıftan başlatılan yabancı dil eğitimi, şimdi anaokulundan başlatılıyor. Çocukların öğrenme becerisi yüksektir. Yeter ki, nasıl öğretilebileceğine doğru karar verilsin.

12
İkinci dilin çocuğa verilebilecek en erken dönemde verilmesi, dilin öğrenilmesi açısından önemlidir. İkinci bir dili en kolay ve doğru yollarla öğrenmeleri için 6 yaş öncesinde o dil konusunda eğitime başlamak avantaj sağlayabilir. Bu dönem çocukların dinleme becerilerinin en esnek olduğu, öğrenmek için en fazla istek ve merak duydukları ve motivasyonlarının da en yüksek olduğu dönemdir.

İkinci bir dilin gelişimi açısından bu dönemi değerlendirmek çok yararlı sonuçlar verir. Şarkılar, şarkılı oyunlar, parmak oyunları çocukların ikinci bir dili öğrenirken işlerini kolaylaştıran yöntemlerin başında gelir. İkinci dil eğitimini çocuğa kimin vereceği konusu aileyi düşündüren konular arasındadır.

**İkinci dilin, anadili o dil olan biri tarafından verilmesi en idealidir.

** Çocukların aksanı olan bir kişiden o dili duymaları ve öğrenmeye çalışmaları ideal bir durum değildir. O aksana alışarak dili öğrendikten sonra anadili olan bir kişiden duyduklarında söylenenlerin anlamını kavramaları zor olabilir. Dili öğrendikten sonra farklı aksanları duyması yararlıdır, anlaması da daha kolaydır.

** Çocuğunun dil öğrenmesini isteyen anne babalar için farklı bir yol olan yabancı çocuk bakıcı seçimi çiftleri zorlasa da, çocuğun geleceği için faydalı olabiliyor.

Anne baba ile farklı bir dilde ya da aksanda konuşan bakıcı çocuğun anadil gelişimini nasıl etkiler?

**Öncelikle birden fazla dilin olması konuşma ve dil bozukluğuna yol açmaz. Çok sık olmasa da iki dilin birden kullanımına bağlı olarak konuşma gecikmesi denilen bir tür konuşma geliştirememe ya da konuşma becerisinin kendisinden beklenen düzeyin altında olması durumuna neden olabilir. İki dili eş zamanlı olarak öğrenen çocuklarda bu belli bir ölçüye kadar normal kabul edilir. Bu nedenle bu çocukların dikkatle izlenip gelişimlerinin takip edilmesi önemlidir. Eğer çocukta konuşma gelişiminin gecikmesi yaşanırsa bir uzmana danışılmalıdır.

**Anne babayla aynı dilde fakat farklı bir aksanda konuşan bakıcı, çocukta kafa karışıklığına neden olabilir. Çocuk en fazla duyduğu dili ve aksanı öğrenme eğilimindedir. Çocuk anne babasının aksanını 3 yaşına kadar kavrar. Bu yaştan sonra farklı aksanlı bakıcı çocuğun aksanında çok fazla değişikliğe yol açmayabilir. Fakat doğumundan itibaren anne babadan farklı bir aksanla konuşan bakıcıyla çok fazla zaman geçiren çocuk, bakıcının aksanını alabilir.

13
Çift Dilli Eğitim / Çocuk iki anadili aynı anda nasıl öğrenir?
« : Mayıs 13, 2020, 11:05:41 ös »
Anne ve babası farklı ana dillere sahip çocukların doğumdan itibaren iki dile maruz kalmasının hiçbir zararı yoktur. 0-3 yaş arasındaki bebeklerin bile anadili dışında bir yabancı dile maruz kalırsa "aynı anda öğrenme" denilen yöntemle her iki dili de öğrenebilmesi mümkündür.

Bebeklikten 3 yaşa kadar olan süreçte düzenli şekilde 2 ya da daha fazla dile maruz kalan çocukların bu dilleri öğrenme şekline "aynı anda öğrenme" denir. 

Bu duruma otomatik öğrenme de denilebilir. 5 yaşından önce ikinci dile maruz kalma, beynin dili öğrenme mekanizması açısından daha doğal bir süreç yaşaması anlamına gelir. Bu çocuklar beyinlerine iki dili de kodluyor ve iki dil arasında kendiliğinden geçiş yapabiliyor. Üstelik çocuk hangi ebeveyniyle hangi dili konuşacağını bilerek konuşuyor ve dilleri birbirine karıştırmıyor.

Eğer bir bebekle düzenli ve tutarlı şekilde ikiden fazla dil konuşuluyorsa, bebek belirli bir yaşa geldiğinde bu dillerin hepsini anlama ve kullanma kapasitesi ortaya çıkar. Burada önemli olan nokta, çocukla iletişimde olan kişilerin dilleri düzenli ve tutarlı şekilde konuşmasıdır. Bu yaklaşım, "tek ebeveyn tek dil"  kuralıyla özetlenir. Çocukla iletişimi olan kişilerden her biri tek bir dili benimsemeli ve çocuğa hitaben yaptığı konuşmalarda diğer dile geçmeden hep bu dili konuşmalıdır.

Diğer ebeveyn de çocukla iletişimini daima kendi benimsediği diğer dilde devam ettirmelidir. Bu şekilde karışıklık durumu engellenir ve çocuk sağlıklı şekilde, sunulan tüm dillere hâkimiyet sağlayabilir. Yapılan araştırmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre, 2 yaşındaki bir çocuk aynı anda 4 ayrı dili öğrenme becerisine sahip oluyor.

Bazı görüşlerin aksine son araştırmalar çocukların hiç zorlanmadan ve her bir dili kendi gramer yapısı içinde, kendi akustiğiyle öğrenebildiğini ve dilleri asla birbirine karıştırmadıklarını gösteriyor.

14
Çocuklara yabancı bir dili öğretmenin kesin bir kuralı ve yaşı yoktur. Ancak yabancı dil eğitimine;

*3 yaşından önce başlanması dilin öğrenilmesini kolaylaştırıyor.

* Genellikle bir dilin etkin bir şekilde kullanımı 4 yaş itibariyle mümkün oluyor ancak 3 yaş öncesi çocuklar bir yabancı dile ne kadar fazla maruz kalırlarsa bu dili konuşmaları o kadar hızlı oluyor.

*Doğumdan itibaren yabancı dil eğitimi, en azından bebeği öğretilmek istenen dile maruz bırakarak, onunla konuşarak ve müzik dinleterek başlatılabilir.

*Bebeklere söylenebilecek ya da dinletilecek İngilizce ninni bile onların dili hafızasına kaydetmesini sağlar.

*İngilizce eğitime küçük yaşta başlanmasa bile, çok geç kalınmış sayılmaz. Dil öğrenme yeteneği ilerleyen yaşlarda da devam eder. Örneğin, 5 yaşına kadar bir çocuk yabancı dil konuşulan bir okula gönderilirse, daha önce dil öğrenmeye başlayan çocuklarla arasındaki farkı hızla kapatabilir.

*Ergenliğe geçmeden önce yabancı dille tanışan çocuklar, bu yabancı dili sürekli ve düzenli şekilde yaşamına sokarsa, aksansız şekilde anadili gibi bu dilleri konuşabilir.

*Bir çocuğun bebeklikten 3 yaşına kadar olan zamanda çevresinde sürekli olarak konuşulan dili, ergenliğe kadar olan zaman diliminde, öğrenmeye yatkınlığı sürer. Ayrıca öğretmeye başlanılan diğer dillerin çocuğun yaşamındaki sürekliliğini sağlamaya da özen gösterilmelidir.

15
Çift Dilli Eğitim / Çocuklara ikinci dil nasıl öğretilir?
« : Mayıs 13, 2020, 11:04:31 ös »
Çocuklar büyürken doğal süreçler içinde kendi ana dillerini öğrenirler. Dil becerisi, öncelikle duymakla ilgili bir durumdur. Çocuk duymaya başladığı andan itibaren dil gelişimi de başlar. Anne karnındaki bebeğin iç kulağı, yani duyma organı pek çok organdan daha önce gelişimini tamamlar.

6 aylık bebekler anne karnında, annelerinin sesleri ile hareket edebilir hale gelir. Yani bebek daha doğmadan anadili ile tanışır. Çocuk, anadilinin konuşulmadığı bir ülkede yaşıyor olsa bile, dil gelişiminin tüm evreleri içinde anadilini mutlaka duyması ve geliştirmesi gerekir.

İnsan beyni dil öğrenirken ilginç bir yöntemle 8-9 yaşına kadar anadilini beynin anadil bölgesi olarak tanımlanan bir bölgesine kaydeder. Anadilin ilgili bölgeye işlenip kaydedilmesinden sonra öğrenilen diğer diller artık farklı bir bölgeye yerleştiriliyor. Bu yüzden yaş ilerledikçe dil öğrenmek daha zorlaşıyor ve daha çabuk unutuluyor.

Çocuklar yaklaşık iki yaşına kadar az sayıda sözel ifade kullanıyor fakat her şeyi beynine kaydediyor. 4-5 yaşına geldiğinde ise dili kullanma becerisini kazanıyor.

Küçük yaşlardaki çocuklarda yabancı dil öğretimi sırasında hem kendi anadilinde hem de öğrendiği ikinci dilde bazı gecikmeler yaşanması normal olarak karşılanmalıdır. Bu gecikmenin sebebi, yaşı küçük çocukların aynı kelimenin farklı dillerdeki karşılıklarını hemen hemen aynı zamanda öğrenmesidir. O nedenle dil öğreniminde en önemli kural, ailenin çocuğun konuşma çabalarını pekiştirmesi ve desteklemesidir.

Sayfa: [1] 2 3 ... 20